UFUK KEKÜL (22.08.2026) Zaman yolculuğuna çıkalım…Şimdiki Giresun milletvekilleri 1960’larda olsaydı millete ne vaat ederdl?... Yolunuzu yapaca
UFUK KEKÜL (22.08.2026)
Zaman yolculuğuna çıkalım…Şimdiki Giresun milletvekilleri 1960’larda olsaydı millete ne vaat ederdl?…
Yolunuzu yapacağız,ulaşılmadık yer bırakmayacağız, köylümüz şehre hemen gelecek, köprü, menfez yapacağız, çöpünüzü toplayacağız, işsizlere iş, aşsızlara aş vereceğiz. Sularınızı musluklardan akıtacağız, ormanlarımızı koruyacağız, fındığa hakettiği değeri vereceğiz…
Bu başlıkları seçim malzemesi olarak kullanır, seçmenlerden oy isterlerdi.
Ama hakkını verelim, ruhları şad olsun; Hayrettin Erkmen, Nizamettin Erkmen, Mustafa Kemal Çilesiz yaptıkları hizmetleri de anlatırlardı. SEKA, FİSKOBİRLİK, liman, gemi, yol filan derlerdi. Konu Giresun olunca iktidar ve muhalefeti aynı türküyü söylerdi.
Açın bakın arşiv kayıtlarını, kıyaslayın…60-70 sene sonra üç aşağı beş yukarı biz yine aynı şeyleri konuşuyoruz. Değişmeyen tek şey değişim derlerya buna ilave yapalım: Değişmeyen bir de Giresun’un sorunları…Hizmet beklentilerimiz hiç değişmedi, öncelikler ve sıralamalar değişti ama geri kalanı aynen duruyor.
Mesela çöp… O yıllarda da belli başlı sorunlardan birisi buydu. Dere deniz kenarları, kentlerin orta yerleri, yamanın başı, gavlağın dibi, çamlığın g..pardon arka yanı…Bulunulan, en kolay ulaşılan yer çöp alanı olurdu.
Kentin tam ortasında, Aksu’nun denize döküldüğü yerde, içindekilerle birlikte dünya mirası turizm değeri Karadeniz’in tek adasının karşısındaki çöp dağı gelmiş geçmiş bütün yöneticilerin, milletvekillerinin bir utanç abidesi olarak duruyor.
Ancak Giresun’un nüfusu artıkça çöp üretimi arttı. Çöpün niteliği sadece yemek atığı iken buna kimyasallar, ambalaj, tıbbi atıklar, naylonlar, sanayi atıkları ve daha pek çok şey eklendi.
Çöpün niteliği değişti ama 500 binlere dayanan nüfusun ürettiği çöpü kaderi değişmedi. 60 yıldır çöpün doğaya bırakılması, bilimsel adıyla söylersek ‘vahşi depolama’ anlayışı değişmedi. Bugün sadece Giresun’dan 60 bin tona yakın çöp toplanıyor. Üç ilçe dışında 12 ilçede toplananlarla birlikte ağırlık 200 bin tonları buluyor. Valinin başkanı olduğu Katı Atık Birliği’nin bulduğu geçici depolama alanı formulleri çözüm değil sorun üretiyor. Bu yerlerin dere yataklarının, su kaynaklarının kıyısında, yaşam alanlarının ortasında olması ciddi çevre tehditi oluşturuyor. Kimse çöpe komşu olmak istemiyor. Tepkiler çığ gibi yükseliyor. Mitingler, yürüyüşler, mahkemeler…
Çöp gibi çöpüp sorunu da kocaman bir dağ haline dönüştü. Vali, yerel yöneticiler çaresiz. Çavuşlu yetmedi…En son çöpün çevreyi tehdit edeceği alan Harşit Vadisi. Maden, taş ocakları, HES’lerle ciğerleri nefessiz bırakılan bu alana şehrin çöpü taşınıp depolanmak isteniyor.
Yakılarak yok etme gibi ilkel yöntemler tartışılıyor. Gündelik geçici çözümler üretiliyor. Karşı çıkanlar da sadece karşı. Halka şirin görünmek, çevreci kesilmek esas. Mesela belediye başkanları nedir kardeşim çözümünüz?
Halbuki çöp ekonomik bir değerdir. Adı gibi çevresel etki değerleri de vahşi olan bu depolama yöntemi yerine eğer çağdaş teknolojilerle ayrıştırılırsa, geri dönüştürülürse, milyarlar ekonomiye kazandırılır. Bunun için yerel yönetimlerin imkan ve kabiliyeti ekonomik gücü yetersiz, genel yönetimin harekete geçirilmesi gerekir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde girişimler şart.
Ordu, Trabzon, Rize, Samsun çöpün depolanması diye bir sorunu yok. Sadece Giresun çöple boğuşuyor. Değişmeyen şeylerimizden bir tanesi de bu.
Yazık bu şehre çok yazık… Erkmenler’den, Çilesizlerden bu yana 60 yıldır bu sorunu çözemeyenlerin anlayışını çöpe atmanın zamanı geldi de geçiyor.
Bir belediye başkanımız çöpü kedilere yedirmeyi önermişti. Bu da çözüm olabilir…Hiç olmazsa geri dönüşümü var.


COMMENTS