O FOTOĞRAF VE ÖNER HEKİM/UFUK KEKÜL

HomeUfuk Kekül'ün Köşe YazılarıAnasayfa

O FOTOĞRAF VE ÖNER HEKİM/UFUK KEKÜL

Giresun’un Piraziz ilçesi doğumlu iş insanı Sayın Dr. Öner Hekim’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı Merkezi İstanbul Pendik Güzelyalı’da bulunan

ALİ TEMÜR TİREBOLU-TORUL YOLU İÇİN SABIR DİLEDİ
CHP MİLLETVEKİLİ GEZMİŞ, “FINDIK FİYATI AÇIKLANSIN” DEDİ
CHP’li başkan Hasbi Dede’ye ‘tacizden’ tutuklama talebi

Giresun’un Piraziz ilçesi doğumlu iş insanı Sayın Dr. Öner Hekim’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı Merkezi İstanbul Pendik Güzelyalı’da bulunan Hekim Holding’in gurup şirketkerinden Hekim Yapı,  25. Yılını kutluyor …
Bugünlerde Hekim Holding’in de kuruluşunun 20, Öner Hekim’in de iş yaşamındaki 41.yılı….

Hayırlı olsun, nice başarı dolu yıllara…

TARİHİ FOTOĞRAF

Sayın Hekim’le aynı topraklardanız, akrabalık da var. O, rahmetli babam Mustafa Kekül’ün Şeyhli ilkokulundan öğrencisi. Babası rahmetli Cemal amca babamın dostu. Dedesi, dedelerim Şahin Çavuş’la, din alimi Kadir hocayla dost…

Bu yazıdaki fotoğraf ise tarihi bir öneme sahip. 1965’li yıllar, Şeyhli köyü ilkokulunun bahçesi. Bizim lojmanın üstü. Siyah önlüklü, kolalı beyaz yakalıklı okul öğencileri ve babam birlikte durmuşlar, zamanın ötesinden bize bakıyor. Yaşayanlara uzun ömür, ebediyete gidenlere rahmet olsun.

Bu fotoğraftakilerden öğretmenler, mühendisler, teknikerler, siyasetçiler, kamu yöneticileri, emekçiler çıktı. Neredeyse tamamı edindikleri mesleklerde başarılı oldular.

Fotoğrafta üçüncü sırada, soldan üçüncü, sınıf başkanlığı kolluklu öğrenci Öner Hekim ise, bugün ülkemizin önemli sanayicilerinden birisi oldu. Başarılı öğrencilerindendi babamın ve her fırsatta söylerdi bunu.

ÖĞRETMENLER KİŞİLİK MİMARIDIR

Öğretmenler aileden sonra çocukların kişilik yapılarının, düşünsel gelişimlerinin mimarlarıdır. Bir Köy Enstitülü olan babam öğrencilerini  titizlikle yetiştirdi. Edebiyat, tiyatro, müzik, spor, sanat…Pek çok şeyle birlikte; tertipli disiplinli olmayı,planlayarak hedeflere ulaşmayı, sorgulamayı, ahlaklı, erdemli, faziletli olmayı, ülke sevgisini, yurttaşlık bilincini, kamuya karşı sorumluluk duygusunu da öğretirdi öğrencilerine.

İşte Hekim ve kara önlüklü çocuklar böylesine aydınlık bir ortamda, eğitim-öğretim alarak yetiştiler.
Dr. Öner Hekim’in  yaşam serüvenini ta o yıllardan sonra yakından takip ediyorum, tanığıyım… Sayın Hekim, bu noktalara kolay gelmedi, hiçbir şey kolay nasip olmadı. Şeyhli köyünden, bu fotoğrafın yıllarından başlayarak emek, özveri, bedellerle dolu yıllarla örülmüş örnek bir başarı hikayesidir onunkisi.
Bunda aldığı ilk eğitimin yanı sıra;  Şeyhli’nin hoşgörü ikliminin, kökleri ahilikten beslenen geleneksel kültürünün, çağdaş, uygar, millet ve ulus sevgisi yüksek bir cumhuriyet köyü olmasının da etkisi vardır. Öner Hekim de bunları içselleştirerek yaşamına katmıştır.

BEYTÜLMAL…MİLLETİN HAZİNESİ

Hekim’in bütün bayilerinin katılımıyla KKTC’de yapılan kuruluş balosunda yaptığı konuşmada, ‘bir kaynak makinası, emanet oksijen cihazı ile başladığı’ kuruluş hikayesini anlatırken kullandığı bir cümle çok anlamlıydı ve dikkatimi çekti.

Bir holding yöneticisi düşünün…Sahip olduğu dev üretim tesisleri için, “Bunlar bizim değil, milletin hazinesi, beytülmal” diyebiliyor. Yani tüm bu birikim benim olduğum kadar kamunundur, kulun da hakkı vardır diyor.

Bugün iş dünyasında duymadığımız ve asla duyamayacağımız bir cümle bu.

Diğer patronların çoğu daha çok; ciro, ihracat, büyüme, açılma, şirket, şube sayısını artırma, pazar payı,kar etme, artı değer, emek sömürüsü hesabı yapıyor.
Beytulmala çöküp kendi malı yapanları da biliyoruz. Menkul ve gayrimenkulleri, icra menkullerini kendi tapulu menkulüne çevirip bunu mübahmış gibi algılatabiliyor. Sonra da ben adamım diye geziyorlar.

İşte bu yüzden o cümle önemliydi. Ve işte bu yüzden not edilmeliydi. Diğer iş insanlarına örnek olması gereken bir yaklaşımdır bu.

Bugün Türkiye’de herkes yatırım konuşuyor. Ama çok azı, emanet bilinci konuşuyor.

Hekim, 41 yıllık iş yaşamının sonunda elde ettiği sermaye gücünün aslında ‘Beytülmal’ olduğunu ve iş yaşamında bir lokma bir hırka düsturunu benimsediğini söylüyor.

Memleketin ihtiyacı olan tam da budur: Sadece kazanan değil, kazandıran kuruluşlar kurmak. Sadece büyüyen değil, toplumsal sorumluluk alan şirketler yaratmak.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarındaki vatancı, kalkınmacı, kamucu sanayici kültürünü bugün Hekim Holding’in yaşattığını görmek çok güzel…Dilerim ki bu sayılar çoğalsın.

Nitekim sayın Dr. Öner Hekim, konuşmasındaki o cümleyi hayatı boyunca kanıtlamış, gereğini yapmıştır. Bir taraftan iş ve istihdam, ülkemize katma değer yaratan kuruluşlar yaratırken, diğer yandan da elde ettiği kazancından toplumsal gelişmeye, insanlığa hizmete, sosyal amaçlara, eğitim, sağlık, spora, çevreye, inanç ve ibadet kurumlarına, hayır ve hasenata bütçe ve pay ayırmıştır. Başta Giresun olmak üzere Türkiye’nin her tarafında bu tür kuruluşları görmek mümkün.
Giresun’a, Bulancak’a, Piraziz’e dönük kimi dev yatırımlar da gündemde. Hekim Süt yerleşkesi içindeki evini yeniden projendirerek ‘Hekimoğlu Konağı’ adıyla inşa ettirmesi, sanırım bunun habercisi. Yüzü, gönlü buraya dönüktü şimdi artık kentimizde ikamet de edecek.
Bu başka bir yazının konusu olsun.

BAŞARININ SIRRI: GÜVEN…

Sonuç olarak; 1985 yılında bir kaynak makinesiyle başlayan yolculuğun, bugün Türkiye’nin yapı malzemeleri imalat ve ihracat sektöründe öncü yatırımlara dönüşmesi, 150 dolayında ülkeyle ticari ilişki kurulması, elbette tesadüf değildir.

Bu büyüme süreci, “her yol mübah” anlayışıyla değil; sabır, emek ve ortak akılla ve yukarıda sözünü ettiğim sorumluluk bilinci ve kültürüyle inşa edilmiştir.

Ve ayrıca…İş dünyasında en pahalı şey nedir diye sorarsanız; Hekim Holding Yöneticilerinden Özge Hekim Gülenç’in de konuşmasında vurguladığı gibi; Makine değildir, bina değildir.Güvendir… Ve o güven, yıllar içinde inşa edilir.

Hekim Yapı bayisini yük değil, yol arkadaşı olarak görmüş. Ki,  “sürdürülebilirlik” ve “bayi ilişkileri”ni güçlü kılarak güven oluşturmuş.  Bu ülkede birçok firma büyüdü, ama bayisiyle birlikte büyüyemedi. Bu arkadaşlık ilişkisi 25 yılın sonunda hâlâ aynı masada buluşabilmeyi sağlıyorsa, bu güvendendir.

Özetle; Hekim Yapı’nın 25. yılı bize şunu hatırlattı: Gerçek başarı, bilanço tablolarında değil; geride bırakılanlarla ölçülür. Sayın Hekim geride çok şey bıraktı. Yıllar içinde büyüdü ama o  okul bahçesindeki fotoğrafta duran kişi olduğunu, o fotoğrafın çekildiği köyden çıktığını hiç unutmadan mütevaziliğini hep koruyarak, tevazusuyla akıllarda yer edinerek bugünlere geldi.

Yolu açık olsun…Başarılarılarıyla her Giresunlu gibi gurur duyuyoruz. Hekim Holdin yöneticilerini, çalışanlarını kutluyorum.

COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: