FARNAKİA’NIN BRONZ DUVARLI KALESİ

HomeUfuk Kekül'ün Köşe YazılarıAnasayfa

FARNAKİA’NIN BRONZ DUVARLI KALESİ

Giresun Kalesi’ne, Zeytinlik Evleri üzerinden teleferik yapılmak isteniyor.Ve bundan bir türlü vazgeçilmiyor. Vizyon, misyon, öngörü, ufuk açıcı bi

Giresun Belediye Başkan Vekili, Başkan Köse il dışındayken istifa etti
Giresun Kadın Platformu’ndan açıklama
Bulancak Belediyesi deprem tahmini projesiyle dünya literatüründe…

Giresun Kalesi’ne, Zeytinlik Evleri üzerinden teleferik yapılmak isteniyor.Ve bundan bir türlü vazgeçilmiyor.

Vizyon, misyon, öngörü, ufuk açıcı bir bakış üretemeyenler… Şehrin kaderini, kötü gerçeklerini etkileyip dönüştürecek; istihdam, kalkınma ve kalıcı gelişme yaratacak gerçek bir turizm projesi ortaya koyamayanlar, dönüp dolaşıp yine teleferiğe sarılıyor.

Yine ısıtılıyor, yine önümüze konuyor. Hep aynı terane…

Nasıl olsa karşı çıkan yok. Nasıl olsa net tavır alan yok.Çünkü bu şehirde demokrasi kültürü aşındı. Demografisi, sosyolojisi değişti. Nüfus umarsız bir kalabalığa dönüştü.

Halbuki bir çevre, kültür, kent suçuyla karşı karşıyayız. Siyasi partiler milletvekili aday fabrikası gibi çalışıyor. Avara kasnak gibi dönüyorlar STK’ları ele geçirenler, yalnızca varlıklarını sürdürmenin  derdinde.

Geriye; pasif, uzlaşmacı, sessiz bir şehir kaldı. ‘Ölü Kentin Nabzı’ atmıyor.

Oysa ortada karşı çıkılması gereken açık bir çevre suçu, bir kültür ve kent suçu var.

Borsa, TSO, GESOB, basın, milletvekilleri, belediye başkanı Fuat Köse ne düşünüyor?

Sayın Köse. Bu proje sizin bilginiz ve onayınız dışında mı yürüyor?
Yoksa siz de bu kentin tarihinin, bir “teleferik projesi” uğruna tahrip edilmesine razı mısınız?

Zeytinlik Evleri’nin üzerinden kablo geçirmek, kalenin siluetini mekanik bir iskeletle delmek,bu kente reva mıdır?

Açık soruyorum:Bu projeye “evet” mi diyorsunuz, “hayır” mı?

Suskunluk, bu noktadan sonra tarafsızlık değildir.
Suskunluk, onaydır.

Ben asıl çivi dahi çakmanın yasak olduğu kaleye teleferik yapılarak tarihi dokunun tahrip edilmesine, bu tür alanları korumakla görevli kurumlar, Anıtlar Yüksek Kurulı ne diyecek diye merak ediyorum. Taşbaşı’ndaki olmayan camiyi bir fotoğrafla tescilleyip uyduruk bir vakıfa verilmesine onay veren o kurul kaleyi koruyacak mı?

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çok nettir.

Bu kanuna göre:

– Sit alanlarında kalıcı mekanik sistemler kurulamaz.
– Tarihî yapıların siluetini bozan, algısını değiştiren müdahaleler yasaktır.
– Koruma alanı yalnızca yapı ile sınırlı değildir; görsel etki alanı da koruma kapsamındadır.

Ayrıca 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca:

– Gürültü, görsel kirlilik ve ekosistem etkisi oluşturan projeler için
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) zorunludur. 

Bu hükümler gözardı edilemez…

Teleferiğe ‘proje’ “turizm yatırımı” deniyor. Ki en tehlikeli cümle tam da bu. Çünkü her tarih, kültürel miras yıkımları, yağması ve talanı bu ülkede “turizm” kelimesinin arkasına saklanılarak gerçekleştiriliyor.

Zaten turizme açık olan kaleye, teleferik yapılacakmış da sözde turizme açılacakmış!Yerli ve yabancı turistler Giresun’a, kaleye teleferiğe binmeye gelecekmiş!

Bir düşünün…Gözünüzün önüne getirin. Gemilerçekeği’nden kilisenin yanına, Sokakbaşı’ndan Eşekco’ya, Zeytinlik semtinin üzerinden gacır-gucur, fincancı katırı gibi gidip gelen bir teleferiğimiz olacak. 

  • Gürültü
  • Görsel kirlilik
  • Mekanik yapı istilası
  • Kablolar
  • Güzergâha çakılmış dev ayaklar
  • Kalabalık ve kontrolsüz ziyaretçi

Günübirlik gelen, kaleye çıkan, bir çay içip iki selfie çekip on dakikada inen bir kalabalık… Bu ne şehre katkıdır,ne esnafa faydadır, ne de kalıcı bir turizm kültürüdür.

Giresun Kalesi, M.Ö. 2. yüzyılda yapılmış; Helenistik ve Roma döneminin izlerini taşıyan bir yaşam alanıdır. Antik kaynaklarda “Bronz Duvarlı Kale” olarak anılır. Pontus Kralı I. Farnakes döneminde inşa edilmiştir. Trabzon İmparatorluğu’nun 1300’lü yıllarda Türklere karşı en son sınır kalelerinden biridir.

Eşi benzeri yoktur.

Zeytinlik Evleri ise yaklaşık 200 yıllık bir bellektir. Oraya baktığınızda, bu şehirde Lozan’a kadar yaşamış, mübadeleyle koparılmış hayatları görürsünüz.

Nezaket vardır, zarafet vardır, asalet vardır. UNESCO tarafından tescillenecek kadar değerlidir. Başka hiçbir ilde böyle bir yaşayan kültürel alan yoktur.

Şimdi bu evlerin üzeri bir “geçiş koridoru”, kale ise bir “durak” olarak değersizleştirilecek.

Asıl amaç Romalı komutan Farnakya’dan kalan mirasını ve Zeytinlik evlerinin kültürünü yok etmek midir?

Peki kaleye çıkmak zor mu? Evet.

Ama o zorluk, kaleyi özel yapan şeydir Ve özel olan şeylere ulaşmak kolay olmamalıdır. Nemrut’a, Van Kalesi’ne, Göbeklitepe’ye, Efes’e, Ani Harabeleri’ne, Gordion’a teleferikle mi gidiliyor?

Kaldı ki kaleye ulaşım zaten var.Yürüyerek de on dakika.

Olmadı; yatay asansör gibi çağdaş, zararsız çözümler de mümkündür.

Teleferikle her yere ulaşılabilen şehirlerin ortak kaderi bellidir: Kimlik kaybı.Sıradanlaşma…Ve bir süre sonra turistin ilgisini yitirme. Çünkü turist artık “her yerde olanı” değil, sadece o şehirde olanı görmek istiyor.

Giresun Kalesi’ni benzersiz kılan şey ulaşım konforu değildir. Tarihiyle kurulan o temastır.

Yani Richard ve eşi, İngiltere’den kalkıp Giresun’a teleferiğe binmeye gelmez.

Giresun turizminin —özellikle yayla turizminin— ciddi sorunları var. Planlamaya, hedef koymaya, konuşarak düşünce üretmeye ihtiyacı var.

Bu il, plansızlık yüzünden geçmişte çok şey kaybetti. Şimdi aynı hatayı, bu kez “turizm” etiketiyle, teleferikle tekrarlamak istiyorlar.

Buradan uyarıyorum: Bu proje Giresun turizmini büyütmez. Tarihi korumaz. Kent kimliğine katkı sunmaz. Sadece günü kurtarır, geleceği ise tüketir.

Turizm yalnızca insan taşımak değildir.Turizm; betonla, kabloyla, hızla değil,  koruyarak, yavaşlatarak ve geçmişe, külüre, insana saygıyla yapılır.

Gelin bu işten  vazgeçin.Yoksa gelecekte o teleferiğe bakıp, sizi duayla değil küfürle anacaklar.

Popilizmden vazgeçin.

Madem ulaşım kaygınız var: Giresun’un yaylalarına yol yapın, Güney Çevre Yolu, Dal-çık yapın, Tirebolu-Torul yolunun standartı yükselsin. Giresun Şebinkarahisar üzerinden İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu’ya bağlansın, Denizimizden Avrupa’ya bağlanalım, demiryoluyla Kafkaslar’a ulaşalım.
Sorunumuz teleferik değil, 50 yıldır gündemimiz;işsizlik, yoksulluk, göç, fındık… Daha karayolu tabelalarında ilimizin adı yok. İki il arasına sıkışmışız, valili köy gibiyiz. 

Sayın Cumhurbaşkanım, durdurun bu adamları…Yoksa şehrin başına teleferik geçirecekler. 

COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: