GiresunManşet Üstü

UFUK KEKÜL O TV PROGRAMINI YAZDI…

Ufuk Kekül

Siyasi parti liderlerin veya adayların program, politika ve projelerinin, yönetim kabiliyetlerinin toplumsal katmanlar tarafından öğrenilmesine dönük televizyon programları bizim ülkemizde uzun süredir yapılamıyor.

Nedeni ortada…

Türkiye demokrasi kültüründen ve bu kültürün en önemli ögelerinden; fikirlerin yarıştırılmasından, iyi ve doğru olanda ortaklaşmaktan, uzlaşmadan, sevgi ve saygı diliyle diyalog kurmadan hızla uzaklaştı.
Kesen, öldüren, tahammülü ve hoşgörüyü bir tarafa bırakıp saldıran, bağıran, çağıran bambaşka bir millet olduk.

Siyasi üst yapıyı elinde bulunduran hakim güç bu anlayışı özendiriyor, sadece kendisinin dediği duyulan tek sesli bir ülke yaratıyor.

Çünkü bu özellikteki toplumları yönetmek daha kolaydır.

Üstekiler keyfine bakar, alttakiler tepinir.

Bu toplumsal yapıya demokrasinin diğer kurumları ya yok edilip, ya da ele geçirilip veya değiştirilip, dönüştürülüp uydurulurken medya da bundan nasibini aldı.

Bu süreçte etik değerlere bağlı kamu yayıncılığı terk edildi.

Objektif, tarafsız, sorgulayan, eleştiren, gerçekleri anlatan, halkın haber alma, bilgilenme ihtiyacını gideren, demokrasinin, cumhuriyetin, hak ve özgürlüklerin güçlenip gelişmesine katkı sunan bir medya gitti, bunun yerine görmeyen, duymayan, konuşmayan, öven, alkışlayan, iktidar nimetlerinden nemalanan, beslenen, bunun karşılığını da algı ve olgu yaratarak, doğruları çarpıtarak veren  ahlak ve edep, hayadan yoksun yandaş bir medya geldi.

Dün gece İsmail Küçükkaya’nın sunuculuğunu yaptığı programı izlerken önce benimde içinde olduğum medyanın evrilme sürecini düşündüm.

Nereden nereye geldik. Neslimiz tükendi.

Gün geldi, dün geldi koca ülkede bir TV programı için 3-5’den fazla gazeteci bulunamıyor.  İktidar bile kendi yandaş medyasına güvenmiyor, medya yerine koymuyor ki, onların dışında bir arayışa yöneliyor.

Eh az biraz da olsa objektifliğini ve eskiden kalma bazı özelliklerini kısmen de olsa koruyan İsmail Küçükkkaya’da karar kılındı.

Küçükkaya ile ve O’nun sorabildiği sorularla yetindik. Daha fazlasını beklemedim,  o soruları başka cümlelerle sorması ham hayal olurdu. Kendisi belirlenmiş bir formatı olan programa atanmış bir sunucuydu sadece…

Bu programın bütün yönleriyle değerlendirilmesini, ‘kim kazançlı çıktı’ sorusunu bir sonraki yazıya bırakalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı