Aktüel

SES’TEN 14 MART DEĞERLENDİRMESİ

"ÜZÜNTÜLÜYÜZ, ÖFKELİYİZ. HAKSIZLIK, EŞİTSİZLİK, ADALETSİZLİK DERİNLEŞTİ".

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Giresun Temsilcilik Eş Başkanı Şirin Karadurmuş, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, pandemi süreci ve sağlık politikalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
1 yıllık süreç içerisinde 372 sağlık emekçisinin hayatını kaybettiğini, 200 binin de enfekte olduğunu belirten Karadurmuş, “Binlerce yıldır bu topraklarda şifa dağıtan sağlık emekçileri olarak önlenebilir nedenlerle yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızın ve yurttaşların acısını yüreğimizde hissederek bu 14 Mart’ta çok üzüntülüyüz, öfkeliyiz. Haksızlıkların, eşitsizlik ve adaletsizliğin derinleştiği bu dönemde insanlarımızı kaybederken, sağlık emekçileri yaşatma çabasını canlarıyla “dedi
“Ülkemizde siyasal iktidarın demokrasiden gittikçe uzaklaşan politikalarının yol açtığı haksızlık, eşitsizlik, adaletsizlik ve sağlıksızlık, yıkıcı etkisini hissettiğimiz pandemi ile birlikte son bir yılda daha da derinleşti”diyen SES temsilcisi Karadurmuş, “Giresun Eğitim Araştırma Hastanesinin günde 2800 hasta bakıldığı yetkililerce açıklandı. Bu yılda yaklaşık 700 bin hasta demektir yani tüm Giresun yılda sadece iki kez buraya gelmektedir. Diğer 15 hastane ve 26 Aile hekimliği ile beraber toplamda milyonlarca muayene sayısı ortaya çıkmaktadır ki bu da sistemin insanları sağlığına kavuşturmaktan yerine daha çok ilaç kullanmaya, daha çok ameliyat olmaya ittiğini göstermektedir” ifadesini kullandı.
Sağlık emek ve meslek örgütlerinin, toplumun katılımı sağlanmadan pandemi ile mücadelenin başarılı bir şekilde yürütülemeyeceğini belirten Şirin Karadurmuş, şunları söyledi: “Tüm baskılara, gözdağı ve suçlulaştırma çabalarına rağmen pandemi gerçeklerinin sözcüsü, bilimsel tutumun onurlu simgesi olmaya devam ettik. İktidarın unuttuğu önemli bir nokta vardı; “Gerçeklerin er ya da geç, ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır” ve haklı olduğumuz ortaya çıktı.
Pandemi sürecinde sağlık emekçilerine “Hakkınız ödenmez” diyenler o hakkı ölümlerle, hastalıkla, bizleri tükenmişlikle baş başa bırakarak ödediler. Sağlık emekçilerine iş güvencelerini ellerinden alan sözleşmeler, uzun çalışma saatleri, izinsiz, emeklilik ve istifa hakkını kullanamadığı zamanlar dayatıldı. COVID-19’dan zarar gören, ölen sağlık emekçilerine ki tıpkı Giresun’da Covid-19 dan yitirdiğimiz iki sağlık emekçisi gibi, illiyet bağı dayatan yasaları övüp, COVID-19 için meslek hastalığı yasası çıkarmamakta direttiler. Sağlık çalışanları, çıkardıklarını iddia ettikleri kırpılmış Sağlıkta Şiddet Yasası’nın sonuçlarını da yaşamaya devam etti. Rize Devlet Hastanesinde olduğu gibi “Orak” sokulabilecek kadar güvensiz ortamlarda çalışmak zorunda bırakıldık”.
SES’in açıklamasında, “Bir işten daha çok kar etmenin yolu daha çok işi daha az personele, ucuza yaptırmaktır. Atama bekleyen 600 bin genç sağlık meslek profesyoneli varken sağlıkta istihdamın artırılmaması çok acıdır. Yaşadığımız salgın döneminde dahi atanamayan sağlıkçılar için kayda değer bir istihdam artışı sağlanmamıştır.
Aklın, bilimin gereğini, birikimlerimizi gözeten sağlık politikalarına ihtiyacımız var. Sağlıkta özelleştirmeyi, öncelikleri, bir bütün olarak piyasacı sağlık anlayışını sorgulamadan sorunlarımıza çözüm bulamayacağız” değerlendirmesi yapıldı ve talepler şu şekilde sıralandı:” COVID-19’un meslek hastalığı sayılsın.
Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için yeni ve etkili “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılsın.
Performans, ek ödeme değil emekliliğimize de yansıyacak temel ücret ile ekonomik ve özlük haklarımız iyileştirilsin.
Fiili hizmet zammı verilsin,
3600 ek gösterge verilsin”

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir