Manşet Üstü

GÖRELE’DE PİDECİLİK

Görele pideciliği hakkında epeyce bilgi toplamama karşın bu konuyu düzgün bir şekilde yazıya dökememiştim.

Bu da bana sıkıntı veriyordu.

Daha önce yazı paylaştığım bir notu, gözden geçirerek yeniden yazmaya çalıştım.

Eski yazıyı onarmak, yeni yazı yazmaktan çok zormuş.

Bu yazıyı yazarken onu anladım.

Görele’de pide salonları açılmadan önce, fırıncılar salı, cuma ve bayram günleri pancar veya pezük yaprağına sarılarak getirilen yağlarla vatandaşlara yağlı veya üzerine yumurta kırarak yumurtalı yağlı yaparlardı.

Zenginlerin pidesi ise, kavurmalı olurdu.

Sade olarak yapılıp daha sonra açılarak içine yağ koyulan yağlı çeşidi de vardı.

Biraz şişik olduğu için, topane denen bir çeşit daha vardı ki, açılarak içine yağ konulurdu. Oldukça meraklısı olurdu bu topanenin…

O günleri yaşamış olan bir arkadaşımız o günleri bakın nasıl anlatıyor:

1960 yıllarıydı…
Peynirli yapan fırıncılar, biz öğrencilerin öğle saatlerinde uğrak yerleriydi.

Kadakal İbrahim amca, Lazo Mustafa amca, Kayo Aliosman ve fırıncı Mehmet amca…

Bunlar peynirliyi sabahtan yaparlar, öğleyin isteğe göre; yumurtalı, yağlı olarak tekrar fırına süreler ve bizleri doyururlardı.

Allah hepsine gani gani rahmert eylesin.

Ben de inekleri bahçeye salar, eve gelip aceleyle okula hazırlanırken rahmetli anam, “Oğlum, bunları hakettin,” der; çentiğime reçel kabı olan cam kavonoza iki yumurta ve yağ koyar, pide parası da vererek okula gönderirdi.

Ey gidi günler ey! Biz ne meşakkatlerle okuduk!

Arkadaşımız bunları anlatırken birlikte o günleri tekrar yaşar gibi olmuştuk.

Fırınların bu uygulamaları 1971 yılına kadar sürdü.

1971 yılına gelindiğinde, Hasan Abdal ile Muzaffer Ersan çay ocağını pide salonuna çevirerek, Görele’nin ilk pide salonu olan Aga Pide Salonu’nu açtılar.

Pide ustası Muzaffer Ersan’dı.
Aynı yıllarda, bugünkü Melikoğulları’nın kahvesinin arkasında Yusuf Dalman Şölen Pide’yi açtı ve daha sonra, bugünkü Zıva Durağı’nın yanındaki fırına taşındı.

Mustafa Öner(İmamoğlu) ise, Görele Lisesi’nin oralarda bir yerde kendi pide salonunu açtı.

Daha sonra Muzaffer Ersan, Hasan Abdal’dan ayrılarak, Yaşar Kul’la birlikte Ömür Pide’yi,1973 yılında ise, Yaşar Kul’dan da ayrılarak Deniz Pide’yi açtı.

Göreleli pidecilerin ustası, kendisi pide salonu açmamış olsa da, Kizir Market’in yanındaki fırında pide yapan Kahyaoğlu Mustafa’dır.

Topal olduğu için Kıytırık Mustafa da denirdi. Soyadı Mızrakçıdır.

Bugün Görele Pidesi’nin namı Türkiye’yi tutmuşsa, bunda bu adsız kahramanların payı oldukça büyüktür.

Ne diyelim, Allah mekanlarını cennet eylesin.

Bu konuda son sözü, o günleri çok iyi bilen Burhan Memioğlu’na vermek istiyorum:

Görele pideciliğinin daha öncesi de var. Ekizoğlu Rahmi ve Seyffullah’ın fırını, Ekizoğlu İbrahim’in fırını, Kadagal’ın fırını…
Bunlar hem yağlı hemde kavurmalı, bir de sade yağlı yaparlardı.
Mekanları cennet olsun.
Not: Emrullah Serkan Ekiz, Seyfullah ve Rahmi emirlerinin fırını ile diğer fırın büyük dedem Küllü İsin(Hüseyin)’in fırını dır, diye açıklama yapmış.
Bu katkısından dolayı, kendisine teşekkür ederim.
(11/12/2020)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir