Ulusal

GİRESUN’DA ŞANTAJ VE RÜŞVET ŞOKU!

Yıllardır haklarında vahim iddialar vardı…

‘Bunlar şantajcı’ diyenler oldu…

‘Bunlar tehditçi ve rüşvetçi’ diyenler de…

Sonunda bu iddiaların hepsi mahkeme kararıyla tescillendi.

Giresun Asliye Ceza Mahkemesi; Dursun Onur ve Uğur Tamdoğan  isimli sözde gazetecileri Giresun Üniversitesi Rektör Danışmanı, Rektör Yardımcısı ve Meslek Yüksek Okulu Müdürü’nden rüşvet isteyerek şantaj yaptıkları gerekçesiyle birer yıl hapis cezasına çarptırdı.

Hepsi bununla da sınırlı değil!

Sanıklara ayrıca para cezası ve denetim cezası da verildi.

 

Mahkeme kararını gittim aldım, neler var neler!

Basın tarihine geçecek, iletişim fakültelerinde ders olarak okutulması gereken bir karar.

Gazeteci kılığına girmiş,yazarmış gibi davranan bu iki şahsın üniversiteden menfaat, para gibi talepleri karşılanmayınca hangi rezilce istekte bulunduklarını okudum.

İnsan biraz utanır, sıkılır, sokağa çıkamaz. Ama bunlarda yüz yok ki…

Şimdi anladınız mı bu ikilinin neden Giresun Üniversitesi’ni hedef aldığını?

Neden iftira ve karalama kampanyası yaptıklarını?

Helal olsun; Giresun’a hizmet etmek için çalışan o Rektöre ve ekibine.. Ki; çocuklarımızın eğitimi için kendilerine teslim edilen paraları bu şantajcılara yedirmemişler.

Ama ya ötekiler!..

 

Şantaj ve rüşvetten ceza alan bu ikiliden adı Dursun olanı menfaati olmayan, taleplerini karşılamayan kişilere evinden yönettiği sitesinden hakaretler, tehditler ve üstü kapalı imalarla saldırıyor.

‘Yazarım haa’ diyor.

‘Biz neler biliyoruz, neler’ diyor.

‘Seyahatler: çook özel ilişkiler’ diyerek imalı mesajlar veriyor.

Kabadayı üslubu ile atıp tutuyor.

Bir nevi göle maya atıyor.

Tuttu tuttu, tutmadı yeni av aramaya başlıyor.

Adam geceleri içince resmen kurt adam oluyor.

Kafa tumba; belediye başkanlarına, il genel meclisi başkanına, STK’lara, kamu yöneticilerine, kişi ve kuruluşlara, siyasetçilere, gerçek gazetecilere, yani herkese verip veriştiriyor.  Araya imalı, tehdit içerikli mesajları da iliştirmeyi eksik etmiyor.

 

En çokta belediye civarını mesken edinen ve yemlendiği söylenen bu Dursun; şantajcılığı mahkemece tescillenmesine rağmen geçenlerde yine tehdit kokan bir yazı daha kaleme aldı.

‘Öyle bir yazı yazacağım ki küçük dilinizi yutacaksınız ve Giresun sevdanız varsa tebrik için sıraya gireceksiniz. Kralın çıplak olduğunu salı günü göreceksiniz. İş dünyasından siyasete, ordan noterci, ispiyoncu, muhbir ve sekreter kılıklı basına kadar. Hece hece, cümle cümle, satır satır yazı dizisi yapacağım’ demişti O şantaj hükümlüsü.

Şantajcı olduğu mahkemece tescillenen Dursun dersini almamış olacak ki Rektör Attar’a  ve Giresun Üniversitesi öğretim görevlilerine ve daha bir çok kişiye  ince ince tehdit mesajları göndermeye devam ediyor.

TİME; ‘kumpasçı, tehditçi, tezgâhçı, iftiracı, sözde ulusalcı dahi paralelci mahşerin dört atlısının dosyasını açacak… Hesap verilecek hesap.  Hem yüce mahkemenin önünde, hem de kamuoyunda. İnlerine gireceğiz inlerine. Giresun karışacak. Bekleyin ya sabır…’   

Adam tehdit savururken “kumpasçı, tehditçi” diyerek sanki  kendini tarif etmiş gibi… (Google’de ‘Giresun şantaj’ yazın bakın karşınıza hangi haber geliyor?)

 

Bu Dursun, yazısında mahkeme kararına dayalı haberini yayımlayan gazetelere de aklı sıra dokundurma yapıyor. İleri ve Öncü gazetelerine olduğu gibi.

 

Şantajdan ceza alan Dursun; sanki çok temiz bir adammış gibi Giresun Emniyet Müdürü Sayın Uğur Öztürk’e bir açık mektup yazmış. Yağcılığın, yalakalığın daniskası var. ‘Müdürüm müdürüm’ diye dil atmalar da cabası. ‘Giresun’da gizli çeteler var. İftiracı, kumpasçı, tertipçi kişiler var’ diyor ve ekliyor ‘Müdürüm seni seviyoruz’

Görüyor musunuz tescilli Dursun’u, şimdi de ilin emniyet müdürünü kafalamanın planlarını yapıyor.

‘Şişede durduğu gibi durmuyor’ diye boşuna dememişler.

 

Bu memlekette yaşayan herkes; Dursun Onur ve Uğur Tamdoğan ismini kafasına yazsın, ajandasına da kaydetsin.

Haa aklıma gelmişken tekrarlayayım. Google’de ‘Giresun şantaj ya da Giresun Üniversitesi şantajcılar’ yazınca karşınıza bu iki  kafadarın mahkumiyet kararları geliyor.

 

Bu arada Atatürk Meydanı’nda, yolda ve sokakta zaman zaman bunlarla yan yana, kol kola gezen ya da beraber oturan pırıl pırıl insanlar görüyoruz. Benden hemşeri tavsiyesi; bırakın bunları kendi hallerine varsın yalnızlıklarını yaşasınlar.

Soyutlayın, silkeleyin yakanızdan. Aksi takdirde bir gün kendinizi onların haber sitesinde görebilirsiniz.

 

Benden sizlere bir hemşeri uyarısı daha. 

Şantajdan ceza yiyen Dursun’un başka taktikleri de var!.. Yazdığı haberlerin ya da köşe yazılarının altına sanki okuyucu yorum yapmış gibi ‘Yürü be aslanım kim tutar seni’, ‘Sen Giresun’un onurusun’ şeklinde notlar düşüyor. Yani kendi kendine övgüler yağdırıyor.

 

Mahkeme tarafından tescillenen şantajcılarla ilgili ortaya atılan bir iddia da yanlarında sürekli ses kayıt cihazı taşıdıkları şeklinde…

Bu Dursun halen sataşmalı yazılarına devam ediyor, salladıkça sallıyor.

Neymiş;  öyle bir yazı yazacakmış ki birileri ya girmeye delik arayacakmış ya da kaçmaya yer.

Yürü lan tescilli sen kimsin? Cürümün ne? Ateş olsan düştüğün yeri yakarsın…

 

Bakınız buradan haber kişilerine sesleniyorum. Bu kişilerin imalı, manalı yazılarına, tehdit ve şantaj kokan ifadelerine itibar etmeyin. Böyle bir durum olursa verin mahkemeye. Zaten beş yıl denetimli serbestlik cezaları var. İkincisinde doğru içeri.

 

Biz bu Dursun’u yaklaşık iki yıl önce Gazeteciler Derneği üyeliğinden ihraç ederken yapılan ihbarları göz önüne aldık. ‘Temiz kalemler’ kampanyasını boşuna başlatmadık.şimdi ne kadar isabetli bir karar aldığımız çok daha iyi anlaşılıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir