logo

reklam

ZAMANLAMA MÜTHİŞ!…

TÜRKİYE gerçekten çok büyük bir devlet(MİŞ)!…

Buna bir kez daha inandım ve iman ettim.

Nasıl olmasın ki!

Koskoca İsrail’i bile dize getirdik. 3 yıllık  bir direnişten sonra dünyayı yöneten İsrail, “Mavi Marmara Baskını” için TÜRKİYE’den özür diledi.

Böyle büyük bir TESADÜF (!..) olamaz..

Zamanlama MÜTHİŞ!..

Bu nasıl bir tesadüf ki; TÜRKİYE, PKK ile uzlaşma sürecine giriyor ve haliyle ortalık toz duman.

İşte tam bu anda Obama amcamız, İsrail’i ziyaret ediyor ve İsrail, 3 yıllık bir direnişten sonra kuzu kuzuTÜRKİYE‘den özür diliyor…

Bunun bir tesadüf olduğuna inanmıyorum.

Malum Başbakanımız Sayın Erdoğan, BOP’un eşbaşkanı. Herşey Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirmek için mübahsa, İsrail ve ABD gerekeni yaptılar. Müthiş bir zamanlama ile gollerini attılar.

Haliyle AKP-PKK uzlaşması gündemden düştü. Varsa yoksa İsrail’in özür dilemesi.

VALLA-BİLLA, Sayın Erdoğan’ın siyasi manevra kabiliyetine bir kez daha hayran kaldım.

İşte bu yüzden Zamanlama MÜTHİŞ diyorum.

 

SİLAHLAR TESLİM EDİLSİN Mİ- GÖMÜLSÜN MÜ?

 

Bir şeyi anlayamıyorum…

İsterseniz siz de bana; “anlamak istemiyorsun” deyin gitsin.

İki de bir Başbakanımız çıkıp; “PKK silah bıraksın yada silahlarını gömsün ve ülke dışına çıksınlar” diyor!

Neden; “SİLAHLARINI TESLİM ETSİNLER” demiyor?

Yarın ufak bir pürüzde PKK yine çıkacak silahları gömdüğü yada teslim ettiği yandaşlarından teslim alacak ve dağa çıkıp yine terör estirecek.

Kimse kimseyi kandırmasın!…

Tüm bu olanlar gerek YEREL gerekse GENEL SEÇİM yatırımıdır…

Eğer PKK gerçekten samimiyse tüm silahlarını teslim eder ve çeker gider. Tabi aynı samimiyet Başbakanımız için de geçerlidir. O da gerçekten samimiyse çıkıp desin ki; “SİLAHLARINIZI TESLİM EDİN!..”

Madem ki barış yapıyoruz. Zaten silaha bir daha ihtiyacınız olmayacak. Yok eğer bu bir KANDIRMACAise o zaman gömersiniz silahları ve kafanız kızdığında tekrar TERÖRE DEVAM diyebilirsiniz.

Ki  ilk fırsatta tekrar silahları elinize alacağınıza adım gibi inanıyorum.

Şimdi aklı başında olan okuyucularıma soruyorum;

“SİZ GERÇEKTEN BUNUN BARIŞ OLDUĞUNA İNANIYORMUSUNUZ?

BU ANLAŞMAYI HAZMEDEBİLİYORMUSUNUZ?..”

 

 

 

 

 

 

HAZMEDEMİYORUM

 

Ben kendi adıma AKP-PKK barışını hazmedemiyorum. Koskoca TÜRKİYE, 40 bin kişinin katili ile masaya oturarak anlaştı. Bana göre bu anlaşma TÜRKİYE ile PKK arasında değil, AKP ve PKK arasında yapılan bir anlaşmadır.

Tam da Çanakkale Zaferi ve Şehitlerini anma  günü arafesinde yapılan bu uzlaşmayı, hem PKK terörü hem Çanakkale hem de tüm diğer şehitlerimize yapılan bir saygısızlık olarak kabul ediyorum.

7 düveli dize getiren bir ülke bir avuç çapulcuya teslim oldu.

Daha doğrusu TERÖRİSTE TESLİM edildi.

Bir ülke  düşünün ki;  kendisine hizmet eden askerini bin bir komplo teorisiyle içeriye tıkarsa, elbette bir avuç çapulcuya teslim olur.

Çok değil; bundan bir yıl önce şöyle deseler di; “TÜRKİYE, PKK ile masaya oturup anlaşacak!”

Bunu söyleyene vereceğimiz cevap: “HADİ ORADAN!..”

Ne demişti Sayın Başbakanımız: “PKK ile görüşende, görüştü diyen de ŞEREFSİZDİR..”

HAYALDİ  GERÇEK OLDU… 

 

 

AKİL ADAMLAR

 

Durup dururken bu “AKİL ADAMLAR” da nereden çıktı?

Aslında bunlar AKİL ADAMLAR değil, AKP’nin AKILLI  ADAMLARI olmalı diye düşünüyorum.

AKP gerçekten “nabza göre şerbet vermesini biliyor.” Zaten bildiği içinde 10 yılı aşkın bir süredir iktidarda.

İnsanımızın ARTİST, FUTBOLCU, TOPÇU, POPÇU vb. Gibi tanınmış insanlara olan zaafını çok iyi biliyor. Bildiği içinde AKİL ADAMLAR kozunu oynuyor.

Ben bu AKİL ADAMLAR olayını neye benzetiyorum biliyormusunuz?

Düşünün ki otomobili kullanan bir şoför var. Direksiyon, gaz, fren ve depriyaj onda. Bir de şoförün yanında ön koltukta oturan kişi daha var. Hiç birşey yapamıyor. Sadece  manzarayı seyrediyor.

Zira DİREKSİYONDA BAŞKASI var…

AKP’liler istedikleri zaman direksiyonda kıvıracaklar, gaza ve frene basacaklar, yanındaki sadece bakmakla yetinecek. Sadece dinleyecek.

İşte AKP’nin AKİL ADAMLAR projesi bunun gibi birşey. Buna alet olan AKILLI ADAMLAR‘ın aklına şaşarım..

 

 

BAYAN ROTH ORADA NE ARIYOR?

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ‘nin başkenti  Ankara’dır. Ancak ne yazık ki Avrupa’dan gelen politikacıların başkenti sanırım Diyarbakır. Mutlaka Doğu ve Güneydoğu illerimizi ziyaret ederler. Yeşiller Partisinin Eşbaşkanı Claudia Roth, bizim BDP’liler gibi önce Kuzey Irak’ı ziyaret etti. Sonra da Şırnak’tan Diyarbakır’a giderken konvoyu kaza yaptı ve 2 polisimiz şehit oldu.

Türk siyasi tarihinin en başarısız ve  en sakar ismi Mesut Yılmaz bir zamanlar: “AB’nin yolu Diyarbakır’dan geçer” demişti. Gerçi biz AB’ye giremedik ama Diyarbakır bazı kesimlerin başkenti  ve Kuzey Irak ilham aldıkları ülke konumuna geldi.

Şu nokta unutulmamalıdır. Geçen hafta Almanya’da Münih Eyalet Mahkemesi, NSU davalarının görüşüleceği salona Türk medya mensuplarını almama kararı aldı. Biz ise , Avrupa’dan gelen herkese gereken töleransı gösteriyoruz ve açılmayacak kapıları açıyoruz. Sanki TÜRKİYE, onların babalarının çiftliği yada PATAGONYA..

Dik durmasını bir türlü beceremedik ve beceremiyoruz.

Bayan Roth gibileri her halde Doğu Bölgemize turistik ziyaret yapmıyorlar. Onlar bizim gazetecilerimizi mahkemeye kabul etmiyorlarsa bizde onların Doğu’daki politik ve misyonerlik faaliyetlerine “DUR”demeliyiz.

Zaten demediğimiz ve diyemediğimiz için başımıza bu haller gelmedi mi?

 

SON SÖZ:

Sayın Baylar ve Bayanlar

2.      bir TÜRKİYE yok!…  Ülkemizde gelişen bazı politik olaylara karşı duyarlı olalım!..

Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GİRESUN’A KİMLER İHANET EDİYOR?!

    05 Aralık 2017 Giresun, Köşe yazıları

    “Giresun’un tam ortasında yükselen ucube binanın yapımına kim ya da kimler izin verdiyse Giresun’a ihanet etmişlerdir.”  “Yüksek binalar gelişmişliğin değil bencilliğin ve gericiliğin sembolüdür”  Tevfik KARA MAYIS 2017’de memlekete gittiğimde bir de Giresunspor’un bir maçını izleyeyim dedim ve stadyuma girdim. Basın tribününde yerimi aldım. Aldım almasına da karşımda kibrit kutusu gibi yükselen  u...
  • RIZA OLAYI…

    19 Kasım 2017 Köşe yazıları

    Aralarında organize kirli ilişkiler olduğu yönünde ciddi iddialar olan bu kişileri 'ucu nereye giderse gitsin' eğer biz yargılasaydık, muteber kişi kabul edip aklamasaydık her şey farklı olurdu... Örneğin ABD'nin bu kişiler üzerinden elde ettiği istihbari bilgileri tehdite dönüştürmesine, ülkemize dönük emperyalist projelerini uygulatmak için uyguladığı baskılara ve onursuzlaştırmaya boyun eğmezdik.  Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, köklü bir dışiş...
  • SUÇSUZLUK VE CEZASI

    14 Ekim 2017 Köşe yazıları

    İçeriğine girmeyeceğim. Özeti şu… Nurettin Canikli’nin Fetullah Gülen’e ABD’de oturum izini alması için açılan davanın duruşmasında bir gurup milletvekili ile birlikte kefil olması, FETÖ’den aranan bir şahısa ait AKP il binasına 15 Temmuz sonrası Canikli’nin ve Cumhurbaşkanının pankartının asılmasına ilişkin yaptığım iki haber nedeniyle hakkımda açılan dava sonuçlandı.   Herkes yapmıştı, ulusal, yerel medya... Ama dava bana açıldı.  ...
  • SAHİLE GEL SAHİLE!..

    09 Ekim 2017 Köşe yazıları

    “Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı” (Mahatma Gandhi) ÖNCELİKLE  merhum Hasan Ali Tütüncü’nün vefatıyla boşan AK Parti Giresun İl Başkanlığına seçilen Av. Aytekin Şenlikoğlu’nu tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Ancak ş&oum...