YAĞMA…

HomeAnasayfaUfuk Kekül'ün Köşe Yazıları

YAĞMA…

Giresun’da kumsallar, yağmalanıyor. Oysa  "Kumsallar  halkındır." Bu bir lütuf değildir. Bu ülkede herkesin, en çokta kamu yöneticilerinin uyması gere

CHP MİLLETVEKİLİ ELVAN IŞIK GEZMİŞ’İN BAYRAM MESAJI
Çanakkale Belediye Başkanı Erkek’in özel davetlisi Fuat Köse Troya’da…
Hasbi Dede’nin taciz davasının mağduru ağır yaralandı

Giresun’da kumsallar, yağmalanıyor. Oysa  “Kumsallar  halkındır.” Bu bir lütuf değildir. Bu ülkede herkesin, en çokta kamu yöneticilerinin uyması gereken kurallar manzumesi en üst hukuki metin olan Anayasayla güvence altına alınmış bir haktır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri yoruma yer bırakmayacak kadar nettir: “Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.”

Ben daha önce de benzer yazılar yazdım ve bu herkes için bağlayıcı olan hükmü hatırlattım. Ama duyan, dinleyen olmadı, sorumluluğu üzerine kimse almadı yağma devam etti.  

Bir kez daha yazıyorum: Şirketler, şahıslar, ihale yoluyla kiraladığı alanla sınırlı yapıların sınırlarını aşarak halkın ortak yaşam ve kullanım alanını ticari bir işgal alanına dönüştüremez. Bu sınır sözleşmelerde çizilmiştir. Tapu sahibi için de bu geçerlidir. Fındık bahçesini denize kadar uzatıp kumsalı plaj yapamazsın emice…

Özellikle Giresun Plajlar Bölgesi’ne baktığımızda gördüğümüz şey tam bir hukuksuzluktur, bir “oldubitti” düzeninin örneğidir. Orası Aytekin Şenlikoğlu döneminin; çürüyen tahtaları, şekilsiz, biçimsiz mimariden yoksun çevre düzeni, dalgaya karşı korunaksızlığı alt yapısı ve ticari amaç için devredilmiş, kumsalın işgalini sağlayan yapılarıyla hatırlanan bir alandır. Bu şehre kötü bir mirastır.

Bugün gelinen noktada Giresun halkı olarak sorma ve öğrenme hakkımız var: Geçmiş dönemde bu kentin en değerli alanı plajlar bölgesi ve kıyıları kime, ne kadar bedelle ve hangi sınırlarla peşkeş çekildi? Hangi sözleşmelerle halkın kumsalı ticari işletmelerin insafına terk edildi? Bu şeffaflıktan uzak ihalelerin sınırları nerede bitiyor, işgal nerede başlıyor?

Kamu hakkını korumak adına bu soruların cevaplarını acilen masada görmek istiyoruz.

İsteyen, özellikle zincir işletmeler kafasına göre müştemilat ekliyor, isteyen beton döküyor, çitler ve kapılarla halkın yolunu kesip kendi cumhuriyetini kuruyor. İmarlaşmada, yapılaşmada sınır yok; kural tanımazlık diz boyu. Kiralanan alanların sağı solu, adeta “alt kiralama” kurnazlıklarıyla başkalarına peşkeş çekiliyor.

Mevcut CHP’li belediye yönetimine ve duyarlı başkan Fuat Köse’ye sesleniyoruz:. Giresun halkı artık belediyenin varlığını, iradesini ve kamu yararını gözeten tavrını plajlarda, sahil boyunda görmek ve hissetmek istiyor.

Esnaf elbet para kazansın, ama sadece hak ettiği ve hukukun izin verdiği alanda! Halkın kumsalını gasp ederek, üzerine şezlong, masa atarak para kazanmanın adı ticaret değil, işgaldir.

Buradan sadece belediyeye değil, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ve ilgili tüm yetkili kurumlara açıkça çağrı yapıyoruz:

Elinize sahilimizin yasal planlarını, krokilerini alın ve sahaya inin! Özellikle ticari alanların İlk halleriyle bugünkü hallerini kıyaslayın. Hangi dondurmacı sınırını aşmış, hangi hamburgerci beton dökmüş, hangi kafe yol kesmiş,  şezlonglarla sahili rehin almış tek tek tespit edin. Sadece il değil ilçelerde de benzer durumlar sözkonusu. Kamu yerleri minder atanın oluyor.

Eğer bugün bu denetimsizliğe, bu vurdumduymazlığa göz yumarsanız; yarın Giresun sahillerinde halka basacak tek bir yer kalmayacak. Kumsallara giremeyeceğiz. Ege ve Akdeniz’de düştüğümüz hataları burada tekrarlamayalım. Kontrolsüzlüğün sonu kaostur, kargaşadır, kuralsızlıktır. Rantlar üzerinden büyüyen bu tekelleşme, müdahale edilmezse yarın çeteleşmeye, mafyatik yapılara evrilecektir.

Tarihe not düşüyoruz, yetkilileri göreve çağırıyoruz. Uyarması bizden, gereğini yapıp halkın hakkını savunması sizden!

COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: