logo

reklam
izmir escort izmir escort izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort

SÜRECE TEPKİ

Türkiye Kamu-Sen “Türkiye Sevdamız Ekmek İçin Kavgamız” “Bizim İlkemiz Önce Ülkemiz” inancı ile yola çıkan bir sendikadır. Bu ilkeler doğrultusunda milli konularda hassasiyetimizi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdüreceğiz.

Türkiye tarihi bir süreçten geçmektedir. Türkiye Kamu-Sen olarak yıllardır Ülkemizde emperyalist güçlerin desteklediği terör olayının yaşandığını, bu olayın birlik ve beraberlik içinde üstesinden gelinmesi gerektiğini, terörle müzakere edilemeyeceğini, mücadele edileceğini belirttik.

Teröristlerin destekçilerinin bizzat Meclis çatısı altında bulunduğunu söyledik. Bu konuda gerekli tedbirin alınmasını, bu milletvekillerinin dokunulmazlıkların kaldırılmasını istedik.

Hatta bazı milletvekillerinin teröristlerle kucaklaşması sahnesi sonrasında bu milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması gerektiğini bizzat Sayın Başbakan söyledi. Türkiye’de idamın geri getirilmesini dahi Sayın Başbakan ortaya attı. Ne olduysa kısa bir süre sonra bu milletvekilleri hapisteki terörist başı, Abdullah ÖCALAN ile Kandil’deki terörist başı Murat KARAYILAN arasında mektup taşımaya başladılar.  Bu izni veren de yine hükümet oldu. 

Geldiğimiz bugünkü noktada Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti sonu belli olmayan, ülkeyi yöneten iktidar tarafından topluma neler olacağı konusunda net açıklama yapılmayan bir sürece girdi. Basına yansıdığına göre Oslo ve İmralı’daki terörist başı ile yapılan görüşmelerdeki tutanakta yazılanlar maalesef  bugün hayata geçirilmektedir.

Bu süreçte terörist başı Abdullah ÖCALAN hapisten direktifler vermekte, terörist yuvası Irak’taki Kandil dağına TBMM çatısı altında bulunan milletvekilleri vasıtasıyla mektuplar yollanmakta, vatanımızın güzide bir parçası olan Diyarbakır meydanında 21 Mart’ta terörist başının mesajı okunmaktadır. Bu meydanda Türk Bayrağı yer almazken terör örgütünün paçavraları yer almaktadır.  

Teröristlerin Kandil’deki başı Karayılan Türkiye’yi açıkça tehdit etmektedir. PKK’nın silahlı varlığını devam ettireceğini, sadece Türkiye dışına çekildiklerini, süreci izleyeceklerini, Abdullah ÖCALAN ve bütün PKKlıların serbest bırakılması şartlarının olduğunu belirterek adeta şartlarımız yerine gelmezse yeniden Türkiye’ye gireriz diyerek Türkiye’yi tehdit etmektedir.  

Avrupa Konseyi hazırladığı raporda PKK’dan Terör örgütü olarak değil Türkiye’nin karşısındaki güç olarak söz ederken PKK lı teröristlerden de genel anlamda toplumsal veya siyasi bir değişikliğe yol açmayı hedefleyen kasti bir etkinlik ve eylem anlamına gelen aktivist olarak bahsetmektedir. Yani rapora göre PKK’lı teröristler bu eylemi yapan mücadele eden kişidir. Bu rapor  Türkiye’deki süreç konusunda bizlerde kuşkular uyandırmaktadır.  Bu raporun amacı PKK terör örgütünü Cenevre sözleşmesine göre Türkiye’nin karşısında taraf olarak muhatap kabul etmektir.

Yeni Anayasa hazırlığında olan ülkemizde Türk vatandaşı, Türk Milleti kavramların kaldırılıp kaldırılmaması, Türk kimliğinin alt kimlik olarak anayasada yer alabileceği…vb. konular tartışılmaktadır. Bazı kurumların tabelalarından veya logolarından T.C. yazısı çıkarılmaktadır.  Giresun Valiliğinin önüne yeni kurulan T.C. Ziraat Bankasına ait bankamatikteki kurum adının yazılışında T.C.  harfleri kaldırılarak sadece logo da T.C. harfleri bırakılmıştır. Tüm yeni tabelalarda durum aynıdır. Halbuki daha önce T.C. Ziraat Bankası diye yazıyordu. Sağlık Bakanlığı gelen tepkiler üzerine bu konuda geri adım atmıştır.  T.C. ifadesi bu ülkede kimleri rahatsız ediyor da tabelalardan kaldırılıyor.  Yoksa bu uygulama çözüm sürecinde verilen taviz olarak mı yapılıyor?

Tüm bu olaylar bize gösteriyor ki bu süreç çözüm süreci değil, çözülme ve bölünme sürecidir. 

  Bu sürecin anlatılması için Türkiye’de 63 kişi seçilerek dokuzar kişilik heyetler halinde 7 bölgede halkla görüşmeye başlamıştır. Bu 63 kişiye akıllı, uslu anlamına gelen akil insanlar denmiştir. Kimdir bu akiller, neye göre kim ya da kimler tarafından tespit edilmişlerdir? Türk Milletinin akıllıları olduğuna hafızaları ölçülerek mi karar verilmiştir. İddia edildiği gibi bu kişilerden 20 civarındakini hapisteki terörist başı Abdullah ÖCALAN mı önermiştir?

Akil insanların görevinin toplumdaki algı yöntemini sağlamak olduğunu bunu bizzat Sayın Başbakan söylemiştir.  Bu kişiler Türk Milletini temsil etmemektedir ve edemezde. Bu kişileri başbakan atamıştır. Bunlar olsa olsa sözlük anlamında olduğu gibi sürecin uslu heyeti olur.  Bu kişilerin kimler olduğunu Türk Milleti bilmektedir.

Buna benzer bir heyette Osmanlı Devletinin düşman işgaline girmesine sebep olan Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra millete barış sağlanacağı, Anadolu’da işgalci düşman güçlerine karşı çıkmamaları için nasihat etmek üzere heyet-i nasiha (nasihat heyeti) kurulmuştu.

Bu heyetlerde silahlı Rum ve ermeni çetelerinin silah bırakacaklarını ayrılıkçılığın ortadan kalkacağını barış sağlanacağını ….vs. söylüyorlardı. Amaçları Türkleri İkna etmek, Rum ve Ermenileri tatmin etmekti.

Bugün de kurulan akil heyetlerinin çalışmalarının yöntemleri, kullanılan söylemlerdeki benzerlikler tesadüfi midir?

Bu akiller Giresun’da bize ne söyleyecekler?

Akan kan dursun, analar ağlamasın, anaların gözyaşları dursun mu diyecekler.

Peki Giresun’da Türkiye’de  kan akmasını, gözyaşlarının dökülmesini isteyen mi var?  

Türkiye’de terör eylemi yapan, askerimizi, polisimizi, çocuklarımızı, kadınlarımızı, öğrencilerimizi, öğretmenimizi ve diğer kamu görevlilerimizi Giresunlular mı katletti.

Yoksa Giresun ve Karadeniz’in yiğit evlatları bölücü teröristlere karşı ülkenin birliğini, beraberliğini, dirliğini, huzur ve güvenini sağlamak için canını feda ederek şehit mi oldu?

Yeni anayasada Türkiye’yi ilerleyen zamanda tarihteki benzerleri gibi bölünmeye götüreceğine inandığımız Eyalet sistem veya eyalet sisteminin benzeri büyük şehir belediyelerinin özerkleştirilmesini sağlayacak düzenlemelerin iyi olacağını mı söyleyecekler?

Türkiye’nin bölünmesinin bir adımı olduğunu düşündüğümüz Anadilde eğitim hakkının getirilmesinin demokrasinin gereğidir mi diyecekler.

Sözde çözüm sürecinde neler olduğunu, nasıl sonuçlanacağını biliyorlar mı?

Bu süreç sonucunda Türkiye’yi nelerin beklediğini anlatabilecekler mi veya bu zamana kadar gittikleri yerlerde anlattılar mı?

Bu heyette bulunanlar bu konularda uzmanlar mı? Hangi bilimsel ve siyasi araştırmaları vardır da Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren böyle bir süreçte akil adam olmuşlardır?

Türkiye Kamu-Sen yıllardır Türkiye’nin Devlet dilinin ve eğitim dilinin Türkçe olduğunu bunun dışında başka bir dil kullanılamayacağını belirtmektedir. Anadilde eğitim isteğinin demokratik bir istek değil ülkeyi bölmeye yönelik bir istek olduğunu Eğitim dilinin Türkçe olduğunu söylüyoruz. Bu konuda taviz vermemiz söz konusu değildir.

Yine yıllardır eyalet sistemi ve eyalet sistemine yol açacak başkanlık sisteminin de bu ülkeyi gelecek dönemlerde bölünmeye götüreceğini buna Türkiye Kamu-Sen’in karşı olduğunu açıkça ifade ediyoruz.

Türkiye kiminle savaşıyor da barış gelecek.

Sorun Türk-Kürt sorunu değil terör sorunudur. Terörün sonlandırılması Türkiye’de huzur ve güvenliğin sağlanması gerekmektedir.   Soruna Kürt sorunu derseniz Kürt kardeşlerimizi farklılaştırmış, yabancılaştırmış olursunuz. Halbuki Türk-Kürt kardeştir. Türk Milletinin eşit haklara sahip bireyleridir. Türkiye’nin doğusunda olan ekonomik, sosyal, demokratik problemler ülkenin her yerinde var olan problemlerdir. Bu problemi sadece doğuda var olduğunu diğer bölgelerde olmadığını söylemek kötü niyetliliğin açık göstergesidir.

Kısacası akiller heyetinin Giresunluya vereceği bilgi yoktur. Bu işte samimi iseler esas gidip teröristlere siz yanlış yoldasınız, teslim olun, Türkiye Cumhuriyeti Devletinden ve Türkü, Kürdü, Arabı, Çerkezi, Lazı… ile Türk Milletinden özür dileyin desinler.

Biz akil makil istemiyoruz. Giresun ağzı ile andır kalsın onların akilliği, bizim aklımız bu zamana kadar bize yetti. Bundan sonra da bize yeter, diyoruz. 02/05/2013

Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SUÇSUZLUK VE CEZASI

    14 Ekim 2017 Köşe yazıları

    İçeriğine girmeyeceğim. Özeti şu… Nurettin Canikli’nin Fetullah Gülen’e ABD’de oturum izini alması için açılan davanın duruşmasında bir gurup milletvekili ile birlikte kefil olması, FETÖ’den aranan bir şahısa ait AKP il binasına 15 Temmuz sonrası Canikli’nin ve Cumhurbaşkanının pankartının asılmasına ilişkin yaptığım iki haber nedeniyle hakkımda açılan dava sonuçlandı.   Herkes yapmıştı, ulusal, yerel medya... Ama dava bana açıldı.  ...
  • SAHİLE GEL SAHİLE!..

    09 Ekim 2017 Köşe yazıları

    “Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı” (Mahatma Gandhi) ÖNCELİKLE  merhum Hasan Ali Tütüncü’nün vefatıyla boşan AK Parti Giresun İl Başkanlığına seçilen Av. Aytekin Şenlikoğlu’nu tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Ancak ş&oum...
  • BOYKOT ÇAĞRISI DOĞRU DEĞİL!..

    20 Ağustos 2017 Köşe yazıları

      AVRUPALI TÜRKLER tam YARIM ASIR'ı aşan bir süreden beri ALMANYA'da yaşıyorlar ve yaşamaya da devam edecekler. Ancak  AVRUPALI TÜRKLER’in çok zorlu bir süreçten geçtiği de AŞİKAR… AVRUPA’DA TÜRK LOBİSİ Son 20 yıldan beri TÜRKİYE'deki siyasetçilerimiz ve buradaki diplomatlarımız bize şöyle seslendiler; "YURTDIŞINDA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE LOBİSİ oluşturmak için mutlaka bulunduğunuz &u...
  • EYYYY TÜRK HAVA YOLLARI Ve diğer TÜRK ŞİRKETLERİ

    24 Temmuz 2017 Köşe yazıları

    “Bize ancak bizden fayda var!” Biz AVRUPALI TÜRKLER yıllarca MİLLİ Hava Yolumuz diye ELİN OĞLU’nu değil sizi tercih ettik. EL değil BİZ kazanalım ÜLKE’mize kazandıralım dedik ve TUZLU ya da PAHALI da olsa SİZLER’i tercih ettik!.. Sayemizde DÜNYA MARKASI oldunuz. Hatta dünyanın ANLI-ŞANLI futbol kulüplerine REKLAM verip sponsorluk yaptınız!.. Oysa TÜRK kulüplerine bilhassa da ANADOLU’da yaşam mücadelesi veren GARİBAN takımlara DESTEK olsanız da...
istanbul esocrt halkalı esocrt
istanbul hava durumu Kalite belgesi Saç Protezi