logo

reklam
izmir escort izmir escort izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort

PİSA-2015 VE TÜRKİYE

   Hakkı YILMAZ/  Eğitimci- Emekli Eğitim Müfettişi

  e-mail: [email protected] GSM: 0532 646 87 82

Geçtiğimiz hafta OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) tarafından 3 yılda bir yapılan 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini değerlendirmek için yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programının (PISA) 2015’ te yapılan ortak sınav sonuçları açıklandı. 

 OECD üyesi 35 ülkenin de aralarında bulunduğu 72 ülkede uygulanan ve öğrencilerin okuma becerileri, matematik ile fen bilimleri alanlarındaki seviyelerinin ölçüldüğü sınavlarda, Türk öğrenciler fen bilimlerinde 52, okuma ve anlama becerilerinde 50, matematikte ise 49. sırada yer aldı. Böylece Türkiye her üç ders alanında da OECD ortalamasının oldukça gerisinde kaldı. Ve Türkiye bu sonuçla 2003 yılı başarısının da gerisine düştü.

ARGE’ ye bütçelerinde büyük yer ayıran, bilim ve teknolojiye önem veren, kısaca geleceğe yatırım yapan ülkeler yine ön sıralarda yer aldı. Singapur, Japonya, Çin, Kore, Hong Kong, Vietnam gibi Uzakdoğu ülkeleri ile Beyaz Zambaklar Ülkeleri olan Finlandiya, Danimarka, Norveç, İsveç, Almanya gibi Avrupa ülkeleri de başarılarını Uzakdoğu ülkelerine kaptırmış olmalarına karşın  sıralamada yine de başarılı oldular.

Bu sınavlarda Türkiye niye başarılı değil? Neden öğrencilerimiz nal topluyor? Bu sorunun yanıtı aslında çok basit. 14 yıllık AKP iktidarının eğitimimize kazandırdığı ivmenin sonucu bu. 4+4+4 sisteminin meyvelerini topluyor Türkiye. Dindar ve kindar nesilden beklenen sonuç.

Türk eğitim sistemi bir türlü çağdaş normları yakalayamıyor. Ezberci, sınava ve bilgiye odaklı, üretici değil tüketici anlayışı benimsemiş, bilgiyi kullanamayan, bilgiden bilgi üretemeyen, bilimsel yöntemleri kullanmayan; araştırma, gözlem, sorma, sorgulama yapmayan bir sistem. Böyle bir sistemle yetişen bir öğrencinin dünya vatandaşı olması mümkün mü?

Kimi eğitimciler, köşe yazarları günlerdir eğitim sistemimizi tartışıyorlar. Nerede hata yaptık veya yapıyoruz diye. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri de kendilerince gerekçe üretmeye çalışıyorlar. Kimileri sınav sorularının diğer yıllara göre zor olduğunu, ülkemizde sınava giren öğrenci sayısının fazla olduğunu ve sınava giren öğrencilerin bir kısmının meslek lisesi öğrencileri olduğunu, puanı düşen sadece Türkiye değil diğer ülkelerin puanlarının da düştüğünü ileri sürüyorlar.

Kıvırmanın anlamı yok.

Bakanlık, sınava giren Fen Lisesi öğrencileri olsaydı başarımız çok yüksek olurdu, meslek lisesi öğrencileri başarımızı düşürdü diyor. İnsana sorarlar mevcut Anadolu Liselerini meslek ve imam hatip liselerine dönüştürürken, hatta Türkiye’nin en başarılı 150 lisesini Proje okulu haline getirirken bunları hiç hesaba katmadınız mı? Amaç belli seviyeyi artırmak değil bu liseleri de mevcutların seviyesine indirgemektir.

60 yıldır tarikatların kıskacı altında yetişen, bilimsel eğitimden uzak dinsel eğitimle, biat kültürü ile yetişen nesilden bahsediyoruz. Böyle bir neslin Kore, Japonya, Çin, Finlandiya ile yarışması olası mı?

Ülkemizde biat kültürü ile yetişmemiş, fıtrat ve kadercilik anlayışının hakim olmadığı  eğitim sistem mevcut olsaydı sorarım size; Konya Taşkent, Diyarbakır Kulp ve en son Adana Aladağ’daki yurt faciaları yaşanır mıydı?


                                                             

Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GİRESUN’A KİMLER İHANET EDİYOR?!

    05 Aralık 2017 Giresun, Köşe yazıları

    “Giresun’un tam ortasında yükselen ucube binanın yapımına kim ya da kimler izin verdiyse Giresun’a ihanet etmişlerdir.”  “Yüksek binalar gelişmişliğin değil bencilliğin ve gericiliğin sembolüdür”  Tevfik KARA MAYIS 2017’de memlekete gittiğimde bir de Giresunspor’un bir maçını izleyeyim dedim ve stadyuma girdim. Basın tribününde yerimi aldım. Aldım almasına da karşımda kibrit kutusu gibi yükselen  u...
  • RIZA OLAYI…

    19 Kasım 2017 Köşe yazıları

    Aralarında organize kirli ilişkiler olduğu yönünde ciddi iddialar olan bu kişileri 'ucu nereye giderse gitsin' eğer biz yargılasaydık, muteber kişi kabul edip aklamasaydık her şey farklı olurdu... Örneğin ABD'nin bu kişiler üzerinden elde ettiği istihbari bilgileri tehdite dönüştürmesine, ülkemize dönük emperyalist projelerini uygulatmak için uyguladığı baskılara ve onursuzlaştırmaya boyun eğmezdik.  Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, köklü bir dışiş...
  • SUÇSUZLUK VE CEZASI

    14 Ekim 2017 Köşe yazıları

    İçeriğine girmeyeceğim. Özeti şu… Nurettin Canikli’nin Fetullah Gülen’e ABD’de oturum izini alması için açılan davanın duruşmasında bir gurup milletvekili ile birlikte kefil olması, FETÖ’den aranan bir şahısa ait AKP il binasına 15 Temmuz sonrası Canikli’nin ve Cumhurbaşkanının pankartının asılmasına ilişkin yaptığım iki haber nedeniyle hakkımda açılan dava sonuçlandı.   Herkes yapmıştı, ulusal, yerel medya... Ama dava bana açıldı.  ...
  • SAHİLE GEL SAHİLE!..

    09 Ekim 2017 Köşe yazıları

    “Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı” (Mahatma Gandhi) ÖNCELİKLE  merhum Hasan Ali Tütüncü’nün vefatıyla boşan AK Parti Giresun İl Başkanlığına seçilen Av. Aytekin Şenlikoğlu’nu tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Ancak ş&oum...
istanbul hava durumu Kalite belgesi Saç Protezi