logo

reklam
izmir escort bayan
escort kuşadası

PİSA-2015 VE TÜRKİYE


Hakkı YILMAZ
giresun28haberyazar6@giresun28haber.com

   Hakkı YILMAZ/  Eğitimci- Emekli Eğitim Müfettişi

  e-mail: hakki1955@hotmail.com GSM: 0532 646 87 82

Geçtiğimiz hafta OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) tarafından 3 yılda bir yapılan 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini değerlendirmek için yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programının (PISA) 2015’ te yapılan ortak sınav sonuçları açıklandı. 

 OECD üyesi 35 ülkenin de aralarında bulunduğu 72 ülkede uygulanan ve öğrencilerin okuma becerileri, matematik ile fen bilimleri alanlarındaki seviyelerinin ölçüldüğü sınavlarda, Türk öğrenciler fen bilimlerinde 52, okuma ve anlama becerilerinde 50, matematikte ise 49. sırada yer aldı. Böylece Türkiye her üç ders alanında da OECD ortalamasının oldukça gerisinde kaldı. Ve Türkiye bu sonuçla 2003 yılı başarısının da gerisine düştü.

ARGE’ ye bütçelerinde büyük yer ayıran, bilim ve teknolojiye önem veren, kısaca geleceğe yatırım yapan ülkeler yine ön sıralarda yer aldı. Singapur, Japonya, Çin, Kore, Hong Kong, Vietnam gibi Uzakdoğu ülkeleri ile Beyaz Zambaklar Ülkeleri olan Finlandiya, Danimarka, Norveç, İsveç, Almanya gibi Avrupa ülkeleri de başarılarını Uzakdoğu ülkelerine kaptırmış olmalarına karşın  sıralamada yine de başarılı oldular.

Bu sınavlarda Türkiye niye başarılı değil? Neden öğrencilerimiz nal topluyor? Bu sorunun yanıtı aslında çok basit. 14 yıllık AKP iktidarının eğitimimize kazandırdığı ivmenin sonucu bu. 4+4+4 sisteminin meyvelerini topluyor Türkiye. Dindar ve kindar nesilden beklenen sonuç.

Türk eğitim sistemi bir türlü çağdaş normları yakalayamıyor. Ezberci, sınava ve bilgiye odaklı, üretici değil tüketici anlayışı benimsemiş, bilgiyi kullanamayan, bilgiden bilgi üretemeyen, bilimsel yöntemleri kullanmayan; araştırma, gözlem, sorma, sorgulama yapmayan bir sistem. Böyle bir sistemle yetişen bir öğrencinin dünya vatandaşı olması mümkün mü?

Kimi eğitimciler, köşe yazarları günlerdir eğitim sistemimizi tartışıyorlar. Nerede hata yaptık veya yapıyoruz diye. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri de kendilerince gerekçe üretmeye çalışıyorlar. Kimileri sınav sorularının diğer yıllara göre zor olduğunu, ülkemizde sınava giren öğrenci sayısının fazla olduğunu ve sınava giren öğrencilerin bir kısmının meslek lisesi öğrencileri olduğunu, puanı düşen sadece Türkiye değil diğer ülkelerin puanlarının da düştüğünü ileri sürüyorlar.

Kıvırmanın anlamı yok.

Bakanlık, sınava giren Fen Lisesi öğrencileri olsaydı başarımız çok yüksek olurdu, meslek lisesi öğrencileri başarımızı düşürdü diyor. İnsana sorarlar mevcut Anadolu Liselerini meslek ve imam hatip liselerine dönüştürürken, hatta Türkiye’nin en başarılı 150 lisesini Proje okulu haline getirirken bunları hiç hesaba katmadınız mı? Amaç belli seviyeyi artırmak değil bu liseleri de mevcutların seviyesine indirgemektir.

60 yıldır tarikatların kıskacı altında yetişen, bilimsel eğitimden uzak dinsel eğitimle, biat kültürü ile yetişen nesilden bahsediyoruz. Böyle bir neslin Kore, Japonya, Çin, Finlandiya ile yarışması olası mı?

Ülkemizde biat kültürü ile yetişmemiş, fıtrat ve kadercilik anlayışının hakim olmadığı  eğitim sistem mevcut olsaydı sorarım size; Konya Taşkent, Diyarbakır Kulp ve en son Adana Aladağ’daki yurt faciaları yaşanır mıydı?


                                                             

Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EYYYY TÜRK HAVA YOLLARI Ve diğer TÜRK ŞİRKETLERİ

    24 Temmuz 2017 Köşe yazıları

    “Bize ancak bizden fayda var!” Biz AVRUPALI TÜRKLER yıllarca MİLLİ Hava Yolumuz diye ELİN OĞLU’nu değil sizi tercih ettik. EL değil BİZ kazanalım ÜLKE’mize kazandıralım dedik ve TUZLU ya da PAHALI da olsa SİZLER’i tercih ettik!.. Sayemizde DÜNYA MARKASI oldunuz. Hatta dünyanın ANLI-ŞANLI futbol kulüplerine REKLAM verip sponsorluk yaptınız!.. Oysa TÜRK kulüplerine bilhassa da ANADOLU’da yaşam mücadelesi veren GARİBAN takımlara DESTEK olsanız da...
  • ESKİ DEFTERLERİ AÇINCA..

    19 Haziran 2017 Giresun, Köşe yazıları

    GGD nin Temiz Kalem operasyonunu sonuna kadar destekliyorum. Kampanya kapsamında para karşılığı haber yapma tehdidi çok düşündürücü olsa da, yıllar öncesine gideceğim ve yazdığım köşe yazısı için ne kadar bedel ödemişim anlatacağım, okuyun lütfen... Hz. Ali’ nin yaşam felsefeme ışık olan o ünlü sözü, “Haksızlığın önünde eğilmeyiniz, hakkınızla birlikte şerefinize de, onurunuzu da kaybedersiniz…” Eski defterleri açm...
  • SİLAHLARI TRUMP DİYE KOYDU

    11 Mayıs 2017 Köşe yazıları

    Bizde masaya silah konuldu mu söz biter.  Racon budur.  Trump koydu. Üstelik de en ağır silahları,  'büyük komutan' ve 'istihbarat şefi' ve 'sayın Kalın' oradayken... Öyleyse eyyy cemaati Müslimin!..  Daha ne işin var ABD de... Masayı dağıtma zamanı geldi de geçiyor. Müzakereymiş. Stratejik ortaklıkmış.  Geç bunları... Dışişleri politikalarla yürütülür. Onları da o 'monşerler' diye aşağılanan bu i...
  • DUYGUSAL BİR YAZI 

    29 Nisan 2017 Köşe yazıları

    Sevmek...! Korkmadan, aşkla, heyecanla sevebilmek...  Sevmeyi sonsuza uzatabilmek... Bir tek gün bile şüphe duymadan yaşayabilmek...  O huzuru, o sonsuz mutluluğu yürekte hissedebilmek... Ne güzel bir duygu hissederek ''seni seviyorum'' diyebilmek...  ''Seni Seviyorum'' derken kanın kaynaması, sözcüklerin tutkuyla bütünleşmesi...  "Seni Seviyorum" cümlesini ben bu güne kadar sadece onun kulağına fısıldadım, sadece o...