logo

reklam
02 Ağustos 2014

ORMAN VE YAYLALARIMIZ

 Dünyadaki küresel ısınma, doğal su kaynaklarının gittikçe azalması, orman ve ekolojik dengenin bozulmaya başlaması ülkemizi de tehdit etmeye başladı. Bu tehditten belki de en az etkilenecek Karadeniz Bölgesidir. Bu bölgenin de son yıllarda büyük tehdit altında olduğu kuşku götürmez bir gerçektir.  

Şu gerçeği her zaman dile getirdim. Ordu ve Giresun’un geleceği her iki ilin güç birliğine bağlıdır. Mavi ve yeşilin tüm tonlarını bağrında taşıyan bu iki kent gelecekte sanayi kenti olamaz. Bu iki kentin geleceği turizme ve de özellikle yayla turizmine bağlıdır. Ordu ve Giresun yorgun insanların dinleneceği, emekliliğin tadının çıkarılacağı yaşam kentleri, kültür, eğitim ve sanat merkezleri olabilir.

Giresun ve Ordu yakın bir gelecekte revaçta birer yaşam kentleri olacak. Havaalanının yapılmaya başlanması, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan yolun bitim aşamasına gelmesi, yeşil yol projesi ile yaylaların ulaşılabilir nitelikte birbirine bağlanması hiç kuşkusuz bu iki kentin yıldızını parlatacaktır. Bu nedenle her iki il kendini geleceğe hazırlamak zorundadır. Geleceğe yönelik diğer projeler ile yaşanabilir cazibe merkezleri yaratılabilir, Kuzeyin Antalya’sı Ordu ve Giresun olabilir.  

Yayla turizminden bahsetmişken yayla ve ormanlarımız; son yıllarda otantik görüntüsünü kaybetmeye başlayan obalarımıza, ormanlarımızda yapılan gelişigüzel kesime, her vadiye yapılmaya başlanan HES'lere rağmen hala doğal güzelliğini korumaya devam ediyor.  

Sevgili okuyucular ramazan ayının bitmesiyle birlikte hız kazanacak yayla turizmi, gözlediğim bazı çirkinliklerin de artmasına neden olacak gibi. Bulancak-Bektaş hattında ve diğer bazı piknik alanlarında özellikle Çamalan Orman İşletme tesisi ve çevresinde bulunan piknik alanlarındaki çöpler, her türlü cam ve şişeler, çevreye saçılmış poşet atık maddeler, yarı yanmış kömür ve odun parçaları ve yaralanmış onlarca-yüzlerce ladin ( doruk) ağaçları..

HES'in yarattığı çirkinliği başka bir yazı ve habere bırakarak haykırmak istiyorum; Siz bu görüntüyle mi yayla turizmini geliştirecek, böyle bir eğitimsiz ve çevre bilinci gelişmemiş bir kitle ile mi hedefe varacaksınız?

Evet ben yine de umudumu kaybetmedim. Mevcut kitleyi eğiterek bilinçlendirerek, elbirliği ile yayla turizmini canlandırabilir geliştirebiliriz. Bizler bu evrende aynı geminin yolcularıyız. Önemli olan geminin hedef limana varıp varamayacağı hususudur. Bu limana sağ salim varabilmek için ilgili ve yetkililere belki bir katkısı olur diye bir takım dilek ve önerilerde bulunmak istiyorum;

– Öncelikle Bektaş Çamalan ve çevresi gibi piknik yapılan alanların turizm sahası (alanı) ilan edilmesi, bu tür yerlerin gerekiyorsa turizm yatırımcılarına ihale yoluyla verilmesi, Orman İşletme Şeflikleri ve Orman Bölge Müdürlüklerince piknik alan ve tesislerin korunması için geçmişte olduğu gibi güvenlik ve koruma personellerinin istihdamının sağlanması,

– Piknik alanlarına, yol güzergahlarına uyarıcı ve eğitici levhaların asılması, yerleşim ve pazar yerlerinde vatandaşlara bilgilendirici el ilanları dağıtılması, pazar alanlarına konuya ilişkin afişler asılması,

–  Gece ve siste rahat görülebilmesi için yol kenarına sarı çizgi çekilmesi (Örnek Bulancak-Bektaş Yolu),

-Tüm yerleşim yerleri girişine tanıtım levhasının asılması,

-Yol kavşaklarına; tüm oba ve yerleşim yerleri için yönlendirme levhaları asılması,

Yukarıdaki maddeler daha çok sıralanabilir, ama düşünün bir kez Giresun'un yayla ve yaylada bulunan yerleşim yerlerini bilen gezen ve gören biri olarak söylemek gerekirse sisli havalarda yönlendirme ve tanıtım levhalarının bulunmaması yüzünden zaman zaman sıkıntı çektiğim, hatta kaybolduğum anlar olmuştur.

Sevgili okuyucular umarım ilgili ve yetkililer bu haykırışımıza duyarsız kalmaz.     

 

 

HakkıYILMAZ/Eğitimci-Eğitim Müfettişi

 e-mail: [email protected]  GSM: 0532 646 87 82                                                                                                                    

Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GİRESUN’A KİMLER İHANET EDİYOR?!

    05 Aralık 2017 Giresun, Köşe yazıları

    “Giresun’un tam ortasında yükselen ucube binanın yapımına kim ya da kimler izin verdiyse Giresun’a ihanet etmişlerdir.”  “Yüksek binalar gelişmişliğin değil bencilliğin ve gericiliğin sembolüdür”  Tevfik KARA MAYIS 2017’de memlekete gittiğimde bir de Giresunspor’un bir maçını izleyeyim dedim ve stadyuma girdim. Basın tribününde yerimi aldım. Aldım almasına da karşımda kibrit kutusu gibi yükselen  u...
  • RIZA OLAYI…

    19 Kasım 2017 Köşe yazıları

    Aralarında organize kirli ilişkiler olduğu yönünde ciddi iddialar olan bu kişileri 'ucu nereye giderse gitsin' eğer biz yargılasaydık, muteber kişi kabul edip aklamasaydık her şey farklı olurdu... Örneğin ABD'nin bu kişiler üzerinden elde ettiği istihbari bilgileri tehdite dönüştürmesine, ülkemize dönük emperyalist projelerini uygulatmak için uyguladığı baskılara ve onursuzlaştırmaya boyun eğmezdik.  Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, köklü bir dışiş...
  • SUÇSUZLUK VE CEZASI

    14 Ekim 2017 Köşe yazıları

    İçeriğine girmeyeceğim. Özeti şu… Nurettin Canikli’nin Fetullah Gülen’e ABD’de oturum izini alması için açılan davanın duruşmasında bir gurup milletvekili ile birlikte kefil olması, FETÖ’den aranan bir şahısa ait AKP il binasına 15 Temmuz sonrası Canikli’nin ve Cumhurbaşkanının pankartının asılmasına ilişkin yaptığım iki haber nedeniyle hakkımda açılan dava sonuçlandı.   Herkes yapmıştı, ulusal, yerel medya... Ama dava bana açıldı.  ...
  • SAHİLE GEL SAHİLE!..

    09 Ekim 2017 Köşe yazıları

    “Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı” (Mahatma Gandhi) ÖNCELİKLE  merhum Hasan Ali Tütüncü’nün vefatıyla boşan AK Parti Giresun İl Başkanlığına seçilen Av. Aytekin Şenlikoğlu’nu tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Ancak ş&oum...