logo

reklam
izmir escort izmir escort izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort
izmir escort

KAMU-SEN VE 1 MAYIS

        Bizler Türkiye Kamu-Sen olarak başta memurlarımız olmak üzere bu ülkenin işçileri, işsizleri, emeklileri, yoksulları, kadınları ve gençleri için mücadele vermekteyiz. Türk milleti olarak barış içinde, özgürce yaşamak için, demokrasi için, ekmek için, daha güzel bir dünyada, baskısız, insan onuruna yaraşır bir hayat için bu birlikteliği oluşturduk. En temel insani ve demokratik haklarımız için, sosyal adalet ve eşitlik için eylemler gerçekleştiriyoruz.

        Ne yazık ki, güvencesiz ve kuralsız çalışmanın yaygınlaştığı, yoksulluğun insanların kaderi olarak sunulduğu, çaresizliğin ve biat kültürünün pompalandığı bir dönemi yaşıyoruz.  Çalışanların yaklaşık yarısı kayıt dışında, sosyal korumadan ve sosyal güvenlik hakkından yoksun bir hayata mahkûm ediliyor. Ulusal İstihdam Stratejisinin çalışanlara karşı olan yaklaşımlarıyla, çalışanlarımızın kıdem tazminatına göz dikiliyor, asgari ücret bölgeselleştirilmek, esnek ve kuralsız çalışma biçimleri yaygınlaştırılmak isteniyor.

          Memurlarımız iş güvenceleri ellerinden alınarak, zorunlu rotasyon yöntemiyle ve performansa dayalı ücret sistemiyle baskıya maruz kalacakları bir sisteme zorlanıyorlar.

           Bundan 10 yıl önce kamuda 10 bin dolayında olan taşeron işçisi sayısının, 500 binlere ulaştığını üzülerek görüyoruz. Sendikasızlaştırma yaygınlaşıyor, sendikal örgütlenmenin önüne engeller çıkarılıyor.  Devlet Memurunu ortadan kaldırmaya yönelik her türlü çalışma ve düşünceye karşıyız.

            Ne yazık ki bugün, çalışanlara karşı uygulanan hukuksuzluk vardır. Bugün, kamu görevlilerine verdiği sözleri unutanlar, attıkları imzaya sahip çıkamayanlar vardır. Bugün karın tokluğuna çalışacak bir iş arayan milyonlarca işsizimiz vardır. Üniversiteyi bitirmiş ama çaresizlik içinde kıvranan milyonlarca gencimiz vardır. Yüz binlerce okulda milyonlarca öğrenci öğretmen beklerken; ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmenimiz vardır. Görevi başında, vatandaşlarımızı hayatta tutmaya çalışırken şiddete uğrayan, canını kaybeden doktorlarımız, hemşirelerimiz, sağlık çalışanlarımız vardır. Bugün en küçük ekonomik olumsuzlukta işten çıkarılan, sendika üyesi olduğu için sürülen, tehdit edilen, iş akdi feshedilen çalışanlar vardır. Bugün emeğinin karşılığını alamayan, alın terini akıtan ama kıymeti bilinmeyen çalışanlar vardır. Bugün daha iyi çalışma şartları için en temel ve demokratik haklardan olan sendika hakkını kullanan polislerimizin meslekten ihraç edildiği bir Türkiye gerçeği vardır. Bütün bu olumsuzlukların üstüne, bizleri birbirimize düşürmek isteyen, her fırsatta milletimiz içine nifak tohumları ekmek isteyenler vardır.

            “İnsan onuruna yaraşır iş” herkesin hakkıdır. İstihdamın korunması, geliştirilmesi ve işsizliğin önlenmesi, güvenli bir gelecek, huzurlu bir toplum oluşturulmasının olmazsa olmazıdır.

            Türkiye Kamu-Sen olarak diyoruz ki; hiçbir baskı bizleri yıldıramaz. Hiçbir güç, bizleri yolumuzdan döndüremez. Tüm çalışanların grevli toplu sözleşmeli sendikal haklara sahip olduğu bir Türkiye için, sosyal devlet için direneceğiz.

           Çoğulcu demokrasinin sınırlarını genişletmek, gerçek anlamda sendikal haklarımıza kavuşmak, sosyal devlet ilkesinin hayata geçirmek için direneceğiz.

           Toplumsal barış ve huzurun sağlanması için, uzlaşma, hoşgörü ve bir arada yaşama kültürünün geliştirilmesi için direneceğiz.

           Çevremizdeki ülkelerin savaşması için değil, barışması için, Atatürk’ün “yurtta sulh, cihanda sulh” şiarının hayat bulması için direneceğiz.

           Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm kurumlarının hukuk devleti anlayışıyla hareket etmesi için direneceğiz.

           Anti demokratik sendikal yasalar değişsin diye, toplu pazarlık ve örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılsın diye, vatandaşlarımızın yüzü gülsün diye direneceğiz.

            1 Mayıs, bir hesaplaşma günü değil, çalışanların sorunlarının gündeme taşındığı ve çözümlerin bulunduğu gün olmalıdır. 1 Mayıs’ın, gerginliklerin yaşandığı bir gün olmaktan çıkarılıp, bir bayram havası içinde kutlanan, daha uzun bir zamana yayılan, tüm çalışanların sorunlarının gündeme taşındığı ve çözüme kavuşturulduğu bir süreç olmasını arzu etmekteyiz. Ancak bu şekilde 1 Mayıs tarihi, tüm çalışanlar açısından daha anlamlı hale gelebilir, tüm sendikalar asgari müştereklerde, fikir birliği sağlayabilir.

              Türkiye Kamu-Sen çatısı altında oluşan bu birlikteliğin verdiği güç ve bu mücadele azmimiz sürdükçe bizleri ayırmaya, kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışanlar asla bu emellerine ulaşamayacaktır.

            Bu birliktelik, devletimize ve birliğimize karşı girişilen her türlü saldırıya, yanlış yönlendirmeye ve provokasyona rağmen Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini, bir ve bütün olarak ilelebet payidar kılacaktır. Çalışanlarımız emeğinin, alın terinin ve yüreğinin gücünün farkına vardığında yarınlar daha güzel olacaktır.

            Bu duygular içinde “Bir arada kardeşçe, daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, haklarımızı elde edebilmek için daha güçlü bir mücadele vereceğiz. Bu birliktelik, bizleri Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracaktır.” diyor; tüm çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.  01/05/2013

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SUÇSUZLUK VE CEZASI

    14 Ekim 2017 Köşe yazıları

    İçeriğine girmeyeceğim. Özeti şu… Nurettin Canikli’nin Fetullah Gülen’e ABD’de oturum izini alması için açılan davanın duruşmasında bir gurup milletvekili ile birlikte kefil olması, FETÖ’den aranan bir şahısa ait AKP il binasına 15 Temmuz sonrası Canikli’nin ve Cumhurbaşkanının pankartının asılmasına ilişkin yaptığım iki haber nedeniyle hakkımda açılan dava sonuçlandı.   Herkes yapmıştı, ulusal, yerel medya... Ama dava bana açıldı.  ...
  • SAHİLE GEL SAHİLE!..

    09 Ekim 2017 Köşe yazıları

    “Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı” (Mahatma Gandhi) ÖNCELİKLE  merhum Hasan Ali Tütüncü’nün vefatıyla boşan AK Parti Giresun İl Başkanlığına seçilen Av. Aytekin Şenlikoğlu’nu tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Ancak ş&oum...
  • BOYKOT ÇAĞRISI DOĞRU DEĞİL!..

    20 Ağustos 2017 Köşe yazıları

      AVRUPALI TÜRKLER tam YARIM ASIR'ı aşan bir süreden beri ALMANYA'da yaşıyorlar ve yaşamaya da devam edecekler. Ancak  AVRUPALI TÜRKLER’in çok zorlu bir süreçten geçtiği de AŞİKAR… AVRUPA’DA TÜRK LOBİSİ Son 20 yıldan beri TÜRKİYE'deki siyasetçilerimiz ve buradaki diplomatlarımız bize şöyle seslendiler; "YURTDIŞINDA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE LOBİSİ oluşturmak için mutlaka bulunduğunuz &u...
  • EYYYY TÜRK HAVA YOLLARI Ve diğer TÜRK ŞİRKETLERİ

    24 Temmuz 2017 Köşe yazıları

    “Bize ancak bizden fayda var!” Biz AVRUPALI TÜRKLER yıllarca MİLLİ Hava Yolumuz diye ELİN OĞLU’nu değil sizi tercih ettik. EL değil BİZ kazanalım ÜLKE’mize kazandıralım dedik ve TUZLU ya da PAHALI da olsa SİZLER’i tercih ettik!.. Sayemizde DÜNYA MARKASI oldunuz. Hatta dünyanın ANLI-ŞANLI futbol kulüplerine REKLAM verip sponsorluk yaptınız!.. Oysa TÜRK kulüplerine bilhassa da ANADOLU’da yaşam mücadelesi veren GARİBAN takımlara DESTEK olsanız da...
istanbul esocrt halkalı esocrt
istanbul hava durumu Kalite belgesi Saç Protezi