KABOTAJ…

HomeAnasayfaUfuk Kekül'ün Köşe Yazıları

KABOTAJ…

Su, bir milletin geleceğidir. Bugün suyumuzu korumazsak, yarın geleceğimizi kaybederiz.   KABOTAJLA DENİZLERİMİZİN DE TAPUSU OLDU Mavi vat

Başkan Köse mesajlarını Osman Ağa üzerinden verdi
Ümit Özdağ’ın yargılanmasına başlanıyor
Giresun kokarca saldırısı altında

Su, bir milletin geleceğidir. Bugün suyumuzu korumazsak, yarın geleceğimizi kaybederiz.  

KABOTAJLA DENİZLERİMİZİN DE TAPUSU OLDU

Mavi vatanımız denizlerimizde de bağımsızlık ve özgürlüğümüzü kazandığımız, kabotaj hakkımızı elde ettiğimiz gündür 1 Temmuz… Denizlerimizde egemenlik hakkımızı tescilleyen Kabotaj Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılıdır bugün. 

O kanun sayesinde gemilerimiz, limanlarımız, deniz yoluyla ticaretimiz oldu. Üç tarafı denizlerle çevrili sınırlarımız tescillendi, denizimizin de tapusu oldu. 

Bana göre Cumhuriyetimizin en önemli kazanımıdır bu. Bu ülkenin karası kurtuluş savaşıyla kurtuldu. Denizleri de Kabotajla…Bunun için bir bayramdır.

NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR

Ancak diğer bayramlar gibi bu da anlamından uzaklaştırılmış, kültürel unsurları ortadan kaldırılmıştır. Nerede o; yarışmalarla, coşku, heyecan ve anlamlı içerikli programlarla ve yoğun katılımlarla kutladığımız denizle, insanı bütünleştiren geleneksel bayramlar. 

Aripsas, içinden su geçen şehir, içinden deniz geçen şehirdi burası. Adını denizden almıştı. Burası Giresun’du.Çok anlamlı olurdu bu yüzden deniz bayramı…

Yağlıdereğin ucundaki Türk bayrağını alabilme yarışı aslında pes etmeden hedefe ulaşmak için mücadeleyi, azmi, kararlılığı simgeler. Eski yelkenli gemilerin direğidir aslında o. Ve bir denizcilik geleneğidir. Zorlu koşullarda gemi direklerindeki denizcilerin anılarından süzülüp gelen bir gelenektir. 

Bunlar yok, sadece soğuk resmi törenler var.  

SULAR HAYATIN TA KENDİSİ

Bir de…Bu ülkenin kabotaj hakkını korumak, denizlerini ve denizlerini besleyen dereleri, akarsuları, gölleri ve bütün su kaynaklarını korumak ve gelecek kuşaklara miras olarak bırakmaktır. Sularımız üzerinde egemenliğimizin HES’ler üzerinden çok uluslu şirketlere  devredildiği ve sularının kirlilikle anıldığı bir ülkede yaşamak istemiyoruz. Siyanürle ayrıştırılmış maden atıklarıyla zehirlenen su kaynaklarını yok edenleri coğrafyamızda istemiyoruz.
Su ekokırımına dur denmelidir. 

Temiz su kaynakları hızla azalıyor, iklim değişikliği suyun miktarını ve kalitesini tehdit ediyor. Suya erişim artık sadece bir ihtiyaç değil; ulusal güvenliğin ve ekonomik kalkınmanın da temel koşulu haline geldi. Enerjide, tarımda, sanayide ve yaşamın her alanında suya ihtiyacımız var. Su hayatın ta kendisi oldu.

Hal böyle olunca su bağımsızlığının önemini daha çok kavramalıyız. Kirletmemek ve kirletecilere karşı mücadeleci ve müdaheleci olmak bir görev olarak karşımızda duruyor. Ayrıca dünyamız hızla kuraklığa, kuraklıkla birlikte doğacak başta açlık olmak üzere çok ciddi tehlike ve tehditlere doğru sürükleniyor.  Dolayısıyla su yönetim politikaları oluşturmazsak, yarın daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağımız muhakkaktır.  Su kaynaklarımızı koruyarak, tasarruflu kullanarak ve yerli çözümlerle geleceğimizi güvence altına almak zorundayız.  

Türkiye ve özellikle yerel yönetimler su kaynaklarını koruma ve su planlamaları yapmayı da yönetim sorumluluklarının bir gereği olarak görmelidirler…

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın armağanı Denizcilik ve Kabotaj bayramımız ulusumuza ve deniz dostlarına kutlu olsun. 

Bu anlamlı günde; Tarihe mal olmuş denizcilerimiz; Piri Reis, Turgut Reis, Çaka bey, Barbaros Hayrettin Paşa, Oruç Reis, Burak Reis ve diğer reis ve kaptanı Derya’ları, ve soyadını Atatürk’ün verdiği Tirebolulu Amiral Şükrü Okan’ı deniz şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.  

 

COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: