logo

reklam
izmir escort bayan
escort kuşadası

ESKİ DEFTERLERİ AÇINCA..


Hüseyin YAVUZ
[email protected]

GGD nin Temiz Kalem operasyonunu sonuna kadar destekliyorum. Kampanya kapsamında para karşılığı haber yapma tehdidi çok düşündürücü olsa da, yıllar öncesine gideceğim ve yazdığım köşe yazısı için ne kadar bedel ödemişim anlatacağım, okuyun lütfen…

Hz. Ali’ nin yaşam felsefeme ışık olan o ünlü sözü, “Haksızlığın önünde eğilmeyiniz, hakkınızla birlikte şerefinize de, onurunuzu da kaybedersiniz…” Eski defterleri açmak istedim bugün bu sözü de hatırlatarak.

Yıl 2002, Giresun’ da o yıllarda iki gazete ofset baskı yapıyor; biri Aydın, diğeri ise İleri.

Dolayısıyla gazetelerin baskıları da sıcak gündemin fotoğrafları ile birlikte olunca iki gazete Giresun’ da ayrı bir ilgi görüyor, yani okuyucu sayısı diğerlerine göre biraz daha fazla.

Rahmetli Yahya Aydın, matbaa ustalığından gazete patronluğuna geçtiği dönemde, benim de katkım olsun amacı ile girmiştim gazeteye ve Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmıştım.

Giresun’ da bugünleri aratmasın her gün yaşanan suni gündemlerle birlikte, aynı makamları hakkı ve bilgisi olmadığı halde dolduranların verdiği rahatsızlık ve bir arpa boyu yol alamayan, sadece sözlerle ortaya konan projelerin yaşandığı bu şehirde, belki o yıllarda Giresun’ a Üniversitesi, OSB ve havaalanı hayaldi, artık değil çok geç de olsa sırası ile hayaller gerçek oldu, oluyor.

Sözün Özü; Gazeteci ağabeyim, duruşu ve ondan sonra gelen biz yeni kuşaklara her zaman samimiyetini ortaya koyan Ufuk Kekül, avukat dahi tutmadan Yüce Mahkeme’ de hakkını savunmuş, YAĞCI yakıştırması yaptığı FKB Başkanı Lütfi Bayraktar’ ın hakkında açtığı hakaret davasını kazanmış.

Mahkeme Başkanı Hakim Sayın Durmuş Karaçalı, davanın karar gerekçesinde, söz konusu yazının eleştiri sınırları içinde değerlendirildiğini ve hakaret özelliği taşımadığını belirterek, basın özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alındığını vurguladı. Teşekkürler Sayın Karaçalı, sizler gibi Yüce Adalete sahip büyüklerimizin olması bize güven veriyor.

Dönelim 2002 yılına. Gazeteci Kekül’ ün haklı çıktığı bu yakıştırma ve yazısının içindeki eleştirilerin tamamı sürekli büyüklerimizin de kutladığı bayramımıza rast gelen basın özgürlüğü sınırları içinde Anayasal haktır, gazeteci eleştirir. Giresun’ da hangi taşın altını kaldırsanız ortaya çıkan, o yıllarda çok laf az işin sembolü olan U.K. (Kesinlikle Ufuk Kekül değil) adlı şahıs, yerel bir televizyon kanalında yazılı açıklamasının haberleştirilip ekrana geldiği sırada o meşhur burun davası olarak bilinen iğrenç görüntü üzerine, “İş yapmaz iyi hap yapar” başlıklı köşe yazısı üzerine hakaret davası açıyor.

O yıllarda hep iyi niyetle ve samimiyetle Giresun’ da yürüyen insan ilişkilerine bağlı U.K.’ ye yakın olan Ö.C. isimli şahısın da girişimi ile iki taraf bir araya geliyor, durum bir yazı ile de çözülüyor, şahıs mahkemeye hakaret davasını açmayacağını söylüyor ardından avukatını arıyor, çok dürüst bir adamdı nazar değmesin! Dava süreci başlıyor, U.K.’ ye yakın olan şimdi adları bile duyulmayan Giresun’ daki bazı sivil toplum örgütleri temsilcileri ise sorunun çözümüne katkı sağlayacağına söz veriyor, hepsi sözünü tutmuyor, bu süreçte ben avukat tutmuyorum, hakkımı Kekül gibi kendim savunuyorum.

Dönemin Giresun Barosu Başkanı Ş.D. ise avukat sözü veriyor bana, havada kalıyor sözü, ben kendi paramla avukat tutmak istiyorum, ama yanaşan bile yok. Süreç çok hızlı işliyor, tam iki yıl sürüyor, Mahkeme Başkanı ise bazı kanun maddelerini U.K.’ nin avukatına soruyor, ortadaki durum evlere şenlik, Giresun Adliyesi’ nde basın davası görülüyor. Yazımız Ankara’ ya gidiyor bilirkişiye, bilirkişi ise basın davalarında rapor tutan evlere şenlik bir isim, Türkiye gündemine sık sık gelen bilirkişi raporu facialarına bir yenisi daha ekleniyor, köşe yazımda iddia edildiği gibi yerel bir TV kanalının haberlerindeki görüntü bile istenmeden ve incelenmeden, tamamen ön yargılı olarak gönderilen rapor üzerine Hakim kararını veriyor, tamamen maddiyata dayalı davanın sonunda kısmen kabul, kısmen ret kararı veriliyor.

Bu karar üzerine Yüce Yargı’ ya tamamen güvenini kaybetmiş bir mağdur olarak, maddi tazminatı da göz önüne alıp, U.K.’ nin avukatına eşten dosttan toplanan para ile masraflarını ödeme koşulu ile bir de elimize pusula verilerek iki yıllık cehennem günleri bitiyor mu, bitmedi? Avukata parayı verdik ama haksızlığa boyun eğmeyeceğim ya, sağ olsun Avukat Uğur Köse, mahkeme kararı üzerine temyize gönderilmek üzere yazı yazıyor, “Umudunu yitirme bu sonuç temyiz olur” diyor, öyle olmuyor ama, Yargıtay davanın sürecini eleştiriyor, gazetenin tirajı ile yazı içindeki ifadelerin eleştiri niteliğinde olduğunu belirtmesine rağmen, tazminatı çok bularak davanın yerel mahkemede tekrar görülmesini istiyor.

Aman Allah’ ım yine sil baştan, ancak bu kez şartlar eşit olacak, yani ben avukatımla birlikte mahkeme salonunda olacağım, ancak Yüce Yargı’ ya yaşadığım iki yıllık süreçte güvenimi kaybettiğim için, mahkemenin temyiz üzerine yapılan duruşmasında Avukata verdiğim para, U.K.’ nin gözünü doyurdu ki, manevi anlamda hak aradığı mahkemeden avukatının kararı ve mahkeme hakiminin son sözü ile dosya kapanmış oldu. İki yılda bıktırdılar beni mahkeme kapılarında pes etmedim, aslında bu tepki idi. Bu dava tekrar görülse, yürekli bir Avukat’ la iki yıl boyunca çile çektiğim o mahkeme salonunda yer alsam belki sonuç lehime olurdu, ama amaç belliydi bir kere.

Gazeteci Ufuk Kekül’ ün bu hak mücadelesi bizlere örnek olsun, Kekül’ ün haklı çıktığı davanın sonucu da bana hem moral oldu, hem de Yüce Adalet’ e güvenimi kazandırdı.

Bir gerçek var ki; beni bilen bilir, 22 yıllık gazetecilik hayatım boyunca tek işim Giresun ve Giresunspor ile Giresunlular’ ın çarpan kalbi, sesi olmaktır, bu şehrin sıkıntılarını dile getirirken kamuoyu desteğini de arkamızda görmek hakkımızdır, çünkü bizim kalemimizin sesi kamuoyunun istekleridir, sıkıntılarıdır ve beklentileridir.

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BOYKOT ÇAĞRISI DOĞRU DEĞİL!..

    20 Ağustos 2017 Köşe yazıları

      AVRUPALI TÜRKLER tam YARIM ASIR'ı aşan bir süreden beri ALMANYA'da yaşıyorlar ve yaşamaya da devam edecekler. Ancak  AVRUPALI TÜRKLER’in çok zorlu bir süreçten geçtiği de AŞİKAR… AVRUPA’DA TÜRK LOBİSİ Son 20 yıldan beri TÜRKİYE'deki siyasetçilerimiz ve buradaki diplomatlarımız bize şöyle seslendiler; "YURTDIŞINDA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE LOBİSİ oluşturmak için mutlaka bulunduğunuz &u...
  • EYYYY TÜRK HAVA YOLLARI Ve diğer TÜRK ŞİRKETLERİ

    24 Temmuz 2017 Köşe yazıları

    “Bize ancak bizden fayda var!” Biz AVRUPALI TÜRKLER yıllarca MİLLİ Hava Yolumuz diye ELİN OĞLU’nu değil sizi tercih ettik. EL değil BİZ kazanalım ÜLKE’mize kazandıralım dedik ve TUZLU ya da PAHALI da olsa SİZLER’i tercih ettik!.. Sayemizde DÜNYA MARKASI oldunuz. Hatta dünyanın ANLI-ŞANLI futbol kulüplerine REKLAM verip sponsorluk yaptınız!.. Oysa TÜRK kulüplerine bilhassa da ANADOLU’da yaşam mücadelesi veren GARİBAN takımlara DESTEK olsanız da...
  • ESKİ DEFTERLERİ AÇINCA..

    19 Haziran 2017 Giresun, Köşe yazıları

    GGD nin Temiz Kalem operasyonunu sonuna kadar destekliyorum. Kampanya kapsamında para karşılığı haber yapma tehdidi çok düşündürücü olsa da, yıllar öncesine gideceğim ve yazdığım köşe yazısı için ne kadar bedel ödemişim anlatacağım, okuyun lütfen... Hz. Ali’ nin yaşam felsefeme ışık olan o ünlü sözü, “Haksızlığın önünde eğilmeyiniz, hakkınızla birlikte şerefinize de, onurunuzu da kaybedersiniz…” Eski defterleri açm...
  • SİLAHLARI TRUMP DİYE KOYDU

    11 Mayıs 2017 Köşe yazıları

    Bizde masaya silah konuldu mu söz biter.  Racon budur.  Trump koydu. Üstelik de en ağır silahları,  'büyük komutan' ve 'istihbarat şefi' ve 'sayın Kalın' oradayken... Öyleyse eyyy cemaati Müslimin!..  Daha ne işin var ABD de... Masayı dağıtma zamanı geldi de geçiyor. Müzakereymiş. Stratejik ortaklıkmış.  Geç bunları... Dışişleri politikalarla yürütülür. Onları da o 'monşerler' diye aşağılanan bu i...