MADEN İŞGALİNE TEPKİ ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR.

HomeGÜNCEL HABERLERAnasayfa

MADEN İŞGALİNE TEPKİ ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR.

Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk uyardı... " TARIM ARAZİLERİ TASFİYE EDİLİYOR" Giresun coğrafyasının yüzde 85' inin maden sahası il

GİRESUN’DA İŞGALE İZİN YOK…YOL KENARLARINDAKİ DUBALAR KALDIRILIYOR
BULANCAK’IN YILMAZ KARABAŞ ÇOCUK PARKI AÇILDI
CUMHURİYETİMİZ 102 YAŞINDA, KUTLU OLSUN

Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk uyardı…
” TARIM ARAZİLERİ TASFİYE EDİLİYOR”
Giresun coğrafyasının yüzde 85′ inin maden sahası ilan edildiğini hatırlatan İbrahim Türk,” Tarım arazilerinin maden ruhsatları aracılığıyla tasfiyesi ve yerel halkın adeta mülksüzleştirilmesi anlamına geliyor.Başka bir anlatımla Cumhuriyet tarihimizin en büyük ‘mülkiyet değişimi’ operasyonlarından biriyle karşı karşıyayız.”dedi. Açıklamasında, “1923’ten 2002’ye kadar yaklaşık 80 yılda verilen toplam maden ruhsatı sayısı 1186 iken, bu rakamın 25 yılda 386 bine ulaşması, ülkemiz ve bölgemiz için adeta geniş çaplı bir çevre felaketinin habercisidir ” ifadesi kullanan Türk şunları kaydetti:”
“Maden yasalarındaki boşluklar ve ‘kamu yararı’ kılıfı altına gizlenen ‘şirket yararı’, çiftçiler olarak yegane geçim kaynağımız asırlık fındık bahçelerimizi, meralarımızı ve su kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Acele kamulaştırma yoluyla köylünün elinden alınan araziler, sadece bir toprak parçası değil; çocuklarımızın geleceği, bölgemizin gıda güvenliği ve kültürel hafızasıdır.Bir maden şirketinin 30-40 yıllık kâr hırsı, bu toprakların bin yıllık bereketine tercih edilemez!
Buradan seçim dönemlerinde kapı kapı gezip, toprağımızın bereketinden bahseden bölge milletvekillerimize sesleniyoruz.Ankara’nın serin koridorlarında, kendi seçim bölgenizdeki fındık bahçeleri maden sahasına çevrilirken gösterdiğiniz bu ‘derin sessizlik’ halkın vicdanında karşılık bulmaktadır.
Toprağı elinden alınan köylünün feryadı Ankara’ya ulaşmıyor mu?
‘Milli ekonomi’ söylemlerinin arkasına sığınıp, yarın çocuklarımızın içeceği suya zehir karışmasına göz mü yumacaksınız?
Halkın vekili olmak, sadece açılışlarda kurdele kesmek değil; halkın yaşam alanını sermayeye karşı savunmaktır.Sustuğunuz her ruhsat, bu topraklardan bir ailenin daha sürgün edilmesi demektir.
Madencilik adı altında yürütülen bu mülksüzleştirme ve ‘şehre sürgün’ politikasına karşı sessiz kalmayacağız.Tarım arazilerimiz birer ‘ekonomik veri’ değil, yaşam alanımızdır. Maden şirketleri bir gün geride zehirlenmiş topraklar ve sular bırakarak çekip gidecek, ancak biz burada yaşamaya devam edeceğiz.Buradan bölge halkı olarak hukuki haklarımızı sonuna kadar savunacağımızı, her bir fındık dalının ve her bir su damlasının takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Vatanını sevmek, toprağını ve suyunu korumaktır!

COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: